






| 1. | GS- BJK - KAYSERİSPOR'un Rakipleri Belli Oldu! |
| 2. | Ümit Özat Kalp Krizi Geçirdi |
| 3. | Efsanenin Ayak Sesleri 2-1 |
| 4. | Tuncay Sahneye Çıktı |
| 5. | Menajeri Açıkladı |
Ertan Ertani ve Bora Çakın Röportajı
01.03.2006 |
Koray Düşova yazdı
Habertürk’ün usta iddaa uzmanları Ertan Ertani ve Bora Çakın’la iddaa,futbol ve FM üzerine keyifli bir röportaj,tahminleri her hafta binlerce kişi tarafından merak edilen müthiş ikiliyle Turksportal konuştu...
Türkiye’de radyodan iddaa yorumculuğunu ilk yapan uzmanlar onlar, Habertürk’ün teklifi ile daha interaktif bir şekilde tahminlerini iddaa severlere duyurmaya başladıklarından beri herkes onları çok merak etti.İşte Ertan Ertani ve Bora Çakın hakkında merak ettikleriniz…

Koray D. : Sizi ilk bir radyo programında dinlemiştim,o zamanlar böyle iddaa tahmin programları Tv de yoktu ve siz radyodan tahmin programı yapıyordunuz,bu işe nasıl oldu da başladınız?
Ertani: 2 yıl önceydi. Sanırım Türkiye’de canlı olarak bu tarz bir programı yapan ilk bizleriz. İddaanın henüz bu denli yoğun ilgi görmemiş olduğu dönemde bu tarz bir programın yerinde olacağına düşündük. Haftada bir gün Cuma akşamları iki saatlik canlı performansta Türkiye Süper Ligi ve 2.Lig A kategorisinin yanısıra, Premier, Bundesliga, Serie A, La Liga, Fransa Ligue 1’ de o hafta yer alan tüm maçları yorumluyorduk. Saydıklarımın dışında olan liglerden de seçtiğimiz ortalama 10 maç ile beraber bir programda yaklaşık 80 adet maçın üzerinden geçiyorduk.
Koray D. : Peki TV’ye geçişiniz nasıl oldu?
Cakın:Radyo programı bizim hayatımızda çok önemli bir dönüm noktası oldu. Programımız canlı yayınlanıyordu ve bu bizim için önemli bir tecrübe oldu. Açıkçası bu konuda kendimize güvenimiz geldi. Ben 8 yıl İstanbul’da çalıştıktan sonra Bodrum’a taşınmaya karar verdim. Aklımda Televizyonla ilgili herhangi bir proje yoktu. Bodrum’un yerel kanalı KentTv gerçekten çok kaliteli bir kanal. Belki de Türkiye’deki tüm yerel kanallar içinde en iyilerden birisidir. Ben tekrar radyo da program yapmayı planlarken televizyonda program yapabilme olasılığı doğdu. Bizda bu fırsatı kaçırmak istemedik.
Koray D. : Ya Habertürk?
Ertani: Habertürk portalına yorumlarımızı 3 aydan bu yana yazıyoruz. Kısa süredir yazıyor olmamıza rağmen çok büyük bir ilgi ile karşılaştık.
Koray D. : İddaa oyunu büyük bir kitleyi etkiledi.Hatta en çok oynanan şans oyunlarını da geçti diyebiliriz,bunun nedeni nedir sizce?
Ertani:Bu tarz bir bahis oyununun büyük bir kitleyi etkilemesi gayet doğal. Sadece ülkemizde değil, dünyada da böyle. Futbol zaten, eğitimli-eğitimsiz neredeyse herkesin ortak dili gibi. Diğer şans ya da bahis oyunlarına göre sadece üç ihtimalli karşılaşmaların bulunduğu bir programdan oluşuyor. Bu yüzden oynayanlara kolay ve cazip geldiğini düşünüyorum.
Cakın: İddaa’nın Türkiye’de çok büyük bir kitleyi etkilemesi çok doğal. Hatta ben bunun henüz başlangıç safhası olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde futbol çok seviliyor, bu belki de birçokları için sevgidende öte, bir tutku. İddaa bir şans oyunu belki ama bilginin bu kadar önemli olduğu başka bir şans oyunu yok sanırım.
Ayrıca hangi maçların oynanacağına ve bu maçların sayısına oynayan kişinin karar vermesi bu oyunun albenisini arttırıyor diye düşünüyorum.
Koray D. :Bahis Tahminleri yapmak için bir belli bir futbol kültürüne sahip olmak mı gerekir yoksa başka şeyler de gerekiyor mu?
Cakın:Ben bir maçı incelerken birçok kritere dikkat ediyorum. Bu kriterlerin bazıları da maçı oynayan takımların ve hatta bu takımlarda oynayan oyuncuların özellikleri ve geçmişteki performansları. Bunun içinde bence belli bir futbol kültürüne sahip olmak gerekiyor ama bu sadece işin bir kısmı.
Ertani:Karşılaşmaları yorumlamak için kesinlikle bir futbol kültürüne sahip olmak gerekir. Takımların, o takımdaki futbolcuların, teknik kadrolarının geçmişten bu güne gelen özelliklerinin ve kariyerlerinin bilinmesi gerekir.
Koray D. :Artık birçok gazete iddaa eki vermeye başladı,tahmin yapan o kadar çok tanıdık ve yabancı yüz var ki kimin tahminine güveneceğinizi şaşırabiliyorsunuz,bu konuda neler düşünüyorsunuz?
Ertani: İddaa’ya ilgi çığ gibi büyüyünce gazeteler de bu konuda ekler vermeye başladılar. Bunu gayet normal karşılıyorum. Sonuçta daha once de populer olan başka şans ya da bahis oyunu diye nitelendirebileceğimiz konularda da ekler veriliyordu. Spor, özellikle de futbol ile ilgili gelişmeleri yerli ya da yabancı yayın organlardan titizlikle takip eden biri olarak, gazetelerin verdiği ekleri okuyorum denemez. Şöyle bir göz gezdiriyorum sadece. Her ekte en az 20-25 adet hazır kupon verip, ertesi gün 5 kupon tutturduk manşetlerini etik bulmuyorum. Biz önce radyo, sonra TV programı ve şimdi Habertürk sitesinde şu ana kadar hiç örnek kupon vermedik. Amacımız yorumladığımız maçlar ile ilgili bilgileri takip edenlerle paylaşmak ve tahminimizin altını dolduracak donelerle yorum yapmak oldu.
Gazete eklerinde yorum yapanlar, yer kısıtlaması nedeni ile belki de kendilerinin de istediği derinlikte yorumlar yapamıyor olabilirler ama yine de insanları boş hayallere sürükleyebilecek ya tutarsa tarzında sadece çok yüksek oranları hazır kuponlar şeklinde sunmalarını da doğru bulmuyorum.
Koray D. :Tahminlerinizi nasıl hazırlıyorsunuz?
Cakın: Ben programda, tercih etmediğim liglerin maçları hariç, yer alan hemen hemen her maçın üzerinden kabaca geçiyorum. Ligteki konumları, hedefleri, son maçları, içsahada ve dışsahadaki performansları, cezalı ve sakat oyuncular ilk bakışta taradıklarım. Bu incelemede eğer maçın sonucunu tahmin etmekle ilgili herhangi bir ipucu yakalarsam o maçı derinlemesine inceliyorum. Takımların resmi sitelerinde teknik kadro ve yönetici açıklamalarını hatta taraftar sitelerini bile inceliyorum.
Ertani:Habertürk’ün sitesinde Cuma, Pazar ve Salı olmak üzere haftanın üç günü yazıyoruz. Her yazıda benim ve Bora’nın ortalama dörder maçtan sekiz maç yorumumuz oluyor. Programdan maçları inceleyerek buna dörde indirmek kolay olmuyor tabii. Analizler ve takımların çeşitli dönemlerdeki performansları ile ilgili çalışmalar yapıyoruz.
Koray D. :Peki Tahminlerinizi özellikle yaptığınız Ligler veya takımlar var mı?
Ertani:Ben daha çok İngiltere alt liglerinden yani CL, Division I ve Division II ile Hollanda ve Belçika liginden maçlar seçiyorum. Popüler olan liglerden Avrupa’nın önde gelen takımlarının maçlarından ziyade dikkatten kaçan, ülkemizde pek takip edilmeyen takımların maçlarına yer vermeye de çalışıyorum. Yorumlarımda hangi takımın maçları en çok yer aldı diye sorarsanız, Roosendaal’dır.
Cakın: Avrupa’daki ana ligleri çok yakından takip ediyorum. Daha öncede bahsettiğim gibi tercih etmediğim ligler var. Alt liglerden özellikle uzak duruyorum. Mesela Fransa 2. ligi. Bu ligte oynanan maçlardan herhangi birini izleme fırsatınız oldu mu bilmiyorum. Ben uydu yayınlarından denk geldikçe izlemeye çalışıyorum. Maçlar halı saha maçından farksız ve her takım her takımdan rahatlıkla puan alabilecek kapasitede. Dediğim gibi birçok ligi yakından takip ediyorum ama bunlar arasında İngiltere benim için ön plana çıkıyor.
Koray D. :Türkiye'de iddaa ve bahisin futbola zarar verdiği, şike çetelerinin artmasına yol açtığı hatta oyunculara baskı yapılmasına kadar uzanan sonuçlar ortaya çıkardığı gibi söylentiler gündemden hiç düşmüyor.Bu konuda ne düşüyorsunuz?

Ertani: İddaa marka ve yasal olarak varolmadan once de insanlar internetten ya da çeşitli yollardan bunu takip ediyorlardı. Tüm dünyada ilgi gören ve merak uyandıran bir oyundu. Şike olayının ise bu tarz oyunların henüz olmadığı dönemlerde de örneklerini gördük. Ancak bahis ile birlikte pastanın da büyümesi bu tip durumları da beraberinde getirebiliyor. Almanya’da bir hakem ve Belçika’da bir takımın yaptıkları son dönemde ortaya çıkan örnekler. Bu tür olayların önüne, olaylara karışan kişi ya da kişilere yasal düzenleme yapılarak, caydırıcı nitelikte ağır cezalar verilerek önüne geçilebilir. Yine de söylentiler hep varolacaktır.
Koray D. :Gökdeniz Karadeniz bahis oynadığını itiraf ettiği günden beri,futbol dünyası bahis konusunda biraz çekimser davranmaya başladı,yani artık kimsenin iddaa veya bahis oynuyorum dediğini duyamaz olduk,halbuki Sergen Yalçın Chelsea maçına bahis oynadığını açıklamıştı, Futbolcuların bahis oynamasına karşımısınız?
Ertani: Herhangi bir kurum ya da firma piyango çekilişi gibi şans oyunları ile ilgili bir aktivite düzenlediğinde biletlerin üzerine “ Kurumumuz mensupları katılamaz” diye ibare yazarlar. Doğru ve etik olan budur. Ancak, aynı sektörde bir başka kurumda çalışan kişinin bu aktiviteye katılması yasak değildir. Futbolcuların kendi takımları dışındaki bir karşılaşmaya bahis oynamalarında teorik açıdan bir sakınca yok. Ama Gökdeniz Karadeniz, mensubu olduğu takımın haricindeki karşılaşmalara bahis oynamış olmasına rağmen, organize bir oluşumun içinde yer aldığı tespit edildiği için ceza aldı. Sorunuza dönersek, bence bir futbolcu kendi takımının dışındaki maçlara oynayabilir. Organize bir işin parçası olarak oynuyorsa futbolcu olsun ya da olmasın bu herkes için aynıdır yani bir suçtur.
Koray D. :Türkiye'deki yasal bahis uygulamaları yurtdışındakilere göre farklılık gösteriyor mu?

Cakın: Tabii bazı farklılıklar var. Mesela internet üzerinden bahis oynarken tek maç tercih edilebiliyor. İddaa da ise çok önemli kupa finalleri hariç minimum 3 maç seçmek lazım. Aslında bir açıdan bakarsak bu şikeyi önleyebilecek bir durum. Sonuçta 3 maçı aynı zamanda kurgulayabilmenin olasılığı tek maça göre çok daha düşük.
Koray D. :Sizce Türkiye'deki bahis sisteminde eksiklikler var mı?
Ertani: Bir kaç farklılığı var ama temel olan farklılık yurtdışında futbolun dışında, bilardodan tutun artistik patinaja kadar tüm spor dallarında bahis oynanabiliyor. İddaa’ya basketbol ve belki birkaç spor dalının daha ekleneceği söylentisi uzun bir süredir olmasına rağmen şu anda bu konuda bir gelişme olmadı.
Koray D. :İddaa’nın verdiği oranların Avrupa’da ki bahis şirketlerine göre düşük olduğu belirtiliyor,katılıyormusunuz?
Ertani:Evet genelde en düşük oranlar iddaa’da oluyor ama arada çok büyük farklar olmuyor bence çok önemli bir fark yok.
Koray D. :Tahminlerinizi hazırlarken neler yapıyorsunuz,nelerden faydalanıyorsunuz?
Cakın: O maç hakkında bilgiye ulaşabileceğim her türlü kaynağı inceliyorum açıkçası. İnternet bu konuda çok büyük kolaylık sağlıyor. Takip ettiğim siteler arasında BBC, Kicker ve Rai’nin sitelerini sayabilirim. Fakat her site sadece kendi ana dilinde yayın yapıyor.
Ertani: Yorum yapan kişilerin futbol bilgi ve kültürüne sahip olmaları gerekir. Hatırı sayılır bir bilgi birikimi sahibi olunmalı. Internet çıktığından bu yana her konuda genel ve istatistik bilgisine rahatlıkla ulaşılabiliyor. Ama istatistiki bilgileri doğru yorumlayabildiğiniz zaman anlam kazanabilir, aksi takdirde rakam karmaşasından öteye gidilemez.
Koray D. :İddaa oynayan bahisçilere tavsiyeleriniz neler?
Ertani: İnsanlar alışveriş yaparken, ayakkabı, elbise, otomobil alırken o ürün hakkında bilgi iyice araştırıp bilgi sahibi olduktan sonra karar veriyorlar. Çünkü sonuçta bunlar için bir bedel ödüyorlar. Bu bedel de para. İddaa oynayan kişi de bir para ödüyor. Bu parayı öderken ödediği ürün yani maçlar ile ilgili araştırma yapmalı ve bilgi sahibi olmalı. Kişi, kendi belirlediği maçların yanına başka maçlar ile ilgili olarak da yorumlarını mantıklı bulduğu ve beğendiği bir kaç maçı da ekleyerek kuponunu oluşturmalı.
Cakın: Oynayan herkesin kendine has bir tarzı var. Tavsiye olarak şunu söyleyebilirim, bence mutlaka az sayıda maç seçsinler. Belki kazanılacak oran düşük oluyor ama kazanma şansı çok yükseliyor. Yoksa 10- 15 maçlık kuponların tutma şansı oldukça düşük bence sayısal loto oynamaktan bir farkı yok.
Koray D. :Biliyorsunuz internetten oynanan ve yasal olmayan bahis siteleri kapatılacak,bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ertani: Bu yöndeki gelişmeler henüz çok taze. Internet’te neler yasak kapsamını giriyor henüz hukukçular konuda tam anlamı ile bir çalışma yapmış değil ve ortak bir kararları yok. Bekleyip göreceğiz.

Koray D. :Biraz da futbol konuşalım,hangi takımlısınız?
Cakın: Ben Beşiktaş’lıyım. İstanbul’da olduğum dönemlerde mutlaka İnönü’de , olmadığım zamanlar TV’de mutlaka maçlarını izlerim. 3-0’lık Barcelona zaferini canlı izleyen şanslı kişilerdenim, o akşam hayatımın en güzel akşamlarından biriydi. Yalnız takım hakkında gördüğüm bir olumsuzluk oldumu mutlaka söylerim bu konuda tarafsız olduğumu düşünüyorum.
Ertani: Fenerbahçe ama öyle fanatik olarak değil. Bir de Sakaryaspor sempatizanı olduğumu da eklemeliyim.
Koray D. :Son dönemde Türk futbolunda bir gerileme söz konusu,Avrupa futbolu ile Türkiye’yi kıyaslarsak Türk futbolunda eksik ve yetersiz gördüğünüz noktalar neler?
Cakın: Son dönemde Türk fulbolunda kesinlikle bir gerileme söz konusu. Bu seneki ligimizde bir kıpırdanma var ama geçen seneki ligimiz benim izlediğim en kötü seneydi. Oyuncularımız yetenek olarak Avrupa’nın gerisinde değil ama mental olarak maalesef gerisinde. Bunu bir şekilde halletmemiz lazım, oyuncularımızdan maksimum faydayı alamıyoruz. Bir de futbolumuzda uzun vadeli planlamaların yerine , kısa vadeli çözümleri tercih ediyoruz. Bu da ister istemez sahip olmamız gereken prensiplerden ödün vermemiz anlamına geliyor. En son İsviçre maçlarında buna çok net şahit olduk , 2 maçı alıp Dünya Kupasına gidebilmek için yapılan herşeyi mübah saydık ama işe yaramadı. Bunun yanında astarı yüzünden pahallıya geldi ve 2008 için bile dezavantajlı konuma geldik. Mutlaka uzun vadeli planlamalar yapılmalı ve ilkeli davranılmalı diye düşünüyorum. Oyuncu olarak da Türk futbolunun en büyük eksiği iyi defans oyuncusu yetiştirememesi. Diğer milli takımlar açısından yeri en kolay doldurulan mevki defans bölgesi. Hücuma yönelik orta saha ve forvet bulma konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Bizde ise tam tersi , özellikle forvet bölgesinde çok fazla alternatifimiz var, kimin oynayacağına karar vermek gerçekten zor oluyor. Türk futbolu öncelikle üst seviyede defans oyuncuları yetiştirmek zorunda.
Koray D. :Özellikle yakın takibe aldığınız ve beğendiğiniz Avrupa takımları ,oyuncuları veya teknik direktörler var mı?
Ertani: En küçüğünden en büyüğüne her takımı takip etmeye çalışıyorum. En beğendiğim Avrupa takımları Chelsea, Barcelona, Liverpool, Juventus ve O.Lyon. Beğendiğim oyuncular ise forvet olarak Palermo’da oynadığı dönemden bu yana Luca Toni, orta saha oyuncuları arasında Ronaldinho, Lampard ve Gerrard, defans oyuncuları arasında ise Gallas ve Mexes. Ayrıca Everton’un teknik direktörü David Moyes’i de son iki yıldır oldukça başarılı buluyorum.
Cakın: Dünya futbolunun zirvesi Ronaldinho ve Türk futbolunun zirvesi Tuncay’dır. Ronaldinho inanılmaz bir oyuncu. Şaşırtıcı olan, futbol zekası bu kadar üst düzeyde bir oyuncunun fiziksel özelliklerinin de gerçekten üst seviyede olması. Tuncay’da bence çok yönlü bir oyuncu fakat biz O’ndan gerektiği kadar faydalanamıyoruz. Vakit geçirmeden, bir an önce Avrupa’ya gitmeli. Tabii ki orta sahaya yeni bir boyut geriren Steven Gerrard ve Frank Lampard’ı beğenmemek imkansız. Bence İngiltere milli takımı dünyanın en güçlü orta sahasına sahip.
Koray D. :Football Manager ile aranız nasıl?
Cakın: 13 yaşındayken, o dönemde çok pahallı olmasına rağmen, babamın aldığı Commodore 64 ile bilgisayar dünyasına adım attığımdan beri her türlü oyunla haşır neşir olmuşumdur. Şunu söyleyebilirim Football Manager yapılmış en iyi oyundur. Oynarken ben farketmiyorum ama muhtemelen kendimden geçiyorum. Bunu da eşimin bu oyunu kıskanmasından anlıyorum. Oyunda özellikle Türkiye’den alt ligleri tercih ediyorum. Açıkçası çok çaba harcanarak özenle hazırlanmış bir oyun . Gerçek hayatta alt ligleri takip ederken çok yardımını görüyorum.
Ertani: 4 yıldan bu yana çok severek oynuyorum. Bence futbol oyunlarının arasında en iyisi. Ayrıca dünyadaki tüm futbolcu bilgileri ve özellikleri hakkında bilgi edinmek isteyenler için ise önemli bir kaynak. Bu oyunun son versiyonun da favori oyuncum Türkiye’den Fatih Şen.
Koray D. :Manager oyunun hangi versiyonlarını oynadınız?
Cakın:1998’den beri oynuyorum, yanlış hatırlamıyorsam o zamanki versiyonu CM3’tü. O zamandan beri her yeni sezonu heyecanla bekliyorum. Yeni kadroları incelemek gerçekten çok zevkli.
Ertani: CM’ den bu yana hemen hepsini oynadım diyebilirim.
Koray D. :Transfer ettiğiniz sabit oyuncular varmı?
Ertani: Bu oyunda aldığım takımın seviyesi ve bütçesine göre değişiyor. Örneğin 2A kategoride oynarken (ki genelde hep öyle oluyor) mütevazi bütçesi bulunan takımlarda, Aydın Çetin, Tahir Alegöz, Kılıçarslan Kopuz, Gökhan Şenol gibi isimleri almaya çalışıyorum.
Cakın: Olmaz mı, ilk günden beri vazgeçemediğim oyuncu Tahir Alegöz. Hangi takımı çalıştırsam mutlaka transfer ediyorum. Genelde Türkiye’den ve alt liglerden takım alıp çalıştırmayı tercih ediyorum. Bu yüzden kolay transfer edilebilen ama çok etkili oynayan Türk oyuncuları yakından takip ediyorum. Tahir’in yanında Serkan Gedik, Cemal Koç, Mustafa Gönden ve Furkan Baştan mutlaka transfer ettiğim oyuncular.
Koray D. :Son olarak Sitemiz hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cakın:Siteniz zaten takip ettiğim sitelerin başında geliyor. Açıkçası oyunla ilgili kısımlara pek bakmıyorum, çünkü oyuncuları kendim keşfetmek ya da idman programını ve maç taktiklerini kendim belirlemek istiyorum. Ama tabii ki siteniz çok kapsamlı , çok farklı şeyler bulunabilir. Konu futbol olunca bakılacak sitelerden biri bence.
Ertani: Sitenizin oldukça düzeyli ve kaliteli olduğunu düşünüyorum. Bize böyle bir site de söyleşi imkanı verdiğiniz için teşekkür ederim.
Koray D. : Turksportal ekibi olarak bizde bu güzel söyleşi için teşekkür eder başarılarınızın devamını dileriz.
E-mail: koraydusova@turksportal.net
Yorum eklemek ve yorumları okumak için tıklayınız.
![]() |
Arkadaşına Gönder |
Yazılım ve Tasarım: Turksportal İnternet Grubu
Hakkımızda | Reklam | Kullanıcı Sözleşmesi | Haber Paylaşım Servisi
Alt/Kardeş Sitelerimiz: Football Manager | Futbol | Forum | Maviboyut | Burçlar
Bu siteyi ziyaret eden herkes kullanıcı sözleşmesindeki şartları koşulsuz olarak kabul etmiş sayılır.
Turksportal.net en iyi 1024*768 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir. Microsoft İnternet Explorer 6.0, Opera 9 ve Mozilla 1.7 tarayıcılarında test edilmiştir.
Bu site XHTML 1.0 ve CSS 2.0 kurallarına uygun kodlanmıştır.
Bu sayfa 0,047 saniyede oluşturuldu.
