Toplam Üye:145528
Futbol Ana Sayfa Üyelik Kaydı
Turksportal Futbol
Yükleniyor...
Türkiye
Fortis Türkiye Kupası
Dünya Ligleri
Uluslararası Kupalar
Arama

* Turksportal Arama işlemleri Google.com arama altyapısı ile yapılmaktadır.
Goller

Spartak Moscow - Amkar : 1-1

Rusya liginde oynanan Spartak Moscow - Amkar : 1-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız
06.04.2008 20:49:33

Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1

Almanya liginde oynanan Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız
06.04.2008 20:48:18

Bayern Munchen - Bochum : 3-1

Almanya liginde oynanan Bayern Munchen - Bochum : 3-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız
06.04.2008 20:46:59

Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1

İngiltere liginde oynanan Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız
06.04.2008 20:45:49

Everton - Derby County : 1-0

İngiltere liginde oynanan Everton - Derby County : 1-0 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız
06.04.2008 20:44:12
Tüm Golleri İzle

Kupayı Kaldırabilecek Hocalar

09.06.2006 | 

Koray Düşova yazdı

Ve Bir Dünya Kupası daha geldi çattı,adı üstünde Dünya Kupası Dünyanın gözü kulağı bu şampiyona da olacak.

 

 

1 ay boyunca futbolun kalbi Almanya’da atacak herkes ekran başında olacak , maçları izleyecek.Ne yazık ki Türkiye mutlaka olması gereken bu şampiyonada yok ancak Türk futbol severler bunu sineye çekti bile,artık herkesin dikkati Almanya’da ve turnuvanın başlamasını bekliyor...

 

 

Bu yazımda Favori ülkelerin teknik adamları hakkında bilgi vermek istedim.Onlar sürekli geri plandadır.Maç içinde ancak bir korner veya taç anında ya da oyunun durduğu bir anda onları görebilirsiniz ama aslında onlarda futbolun bir parçası,bugünlere nasıl geldiler ? neden Dünya Kupası’ndalar? başarabilecekler mi? Bu sorulara cevap vermeye çalıştım...

 

Juergen Klinsmann – ALMANYA


Futbolu Bıraktıktan sonra pılı pırtı toplayıp Amerika’ya yerleşen Almanların efsane golcüsü Klinsmann artık Teknik direktör ve milli takımın başında , kariyerinde ki ilk uluslarası turnuvaya ülkesinin başında çıkıyor.Teknik Direktörlük tecrübesi olmamasına rağmen milli takımın başına geçen Klinsmann’ın yıllardır Amerika’da yaşamasının sebebi eşinin Amerika’lı olmasıyla beraber çocuklarının Almanya’da kalmaları durumunda Klinsmann ismi yüzünden baskı altında olucağı ve kariyerinin gölgesinde kalacağını düşünmesindendir.ABD’de ki Klinsmann sıradan bir sarışın gibi durduğu için kendini basının gözünden saklayarak kendini oldukça fazla geliştirdi.Özellikle takımdaşlık ve kazanmaya aç olma vasıflarını nasıl yükleyeceği konusunda büyük mesafeler katetti ancak Klinsmann’ın milli takımın başına gelme durumu oldukça tartışmalı oldu.Klinsmann’dan önce bu göre Matthias Sammer’in getirilmesi düşünülmüştü,Sammer’in futbol anlayışının emniyetli olmadığı düşünüldü bu sebeple ibre Klinsmann’a döndü.

 

 

Klinsmann’ın gelişiyle Alman futbolunda değişim başladı, Klinsmann Almanların katı disiplinli futbol anlayışını bir kenara itti ve öncelikle takıma hücum futbolunu oturttu,daha sonra takımı gençleştirip yola genç oyuncularla çıktı son olarak bu oyunculardan oluşan takımı takımdaşlık ruhu ve kazanma hırsıyla harmanladı. Klinsmann kendine has tarz belirledi ve böyle çıktı yola,mesela Milli takımda ki yardımcısı olsun,kondisyoneri olsun Amerika’lıdır,bununla beraber  Klinsmann  takımda ki her oyuncu için bir mail hesabı açtırmış ve bu sayede oyuncularla internet aracılığı ile moral,sağlık durumları olsun kendilerinden birebir bilgi almış,gerektiği zamanlar takımla konferanstan görüşmeler yapmıştır.3 kez Dünya Şampiyonu olmuş bir ülkenin futbol anlayışını değiştiren Klinsmann çok ağır eleştrilere mağruz kalmasına rağmen Dünya Kupası’na Almanya’yı hazırladı, kupanın favorileri arasında gösterilen Almanya’da ülke olarak beklenti,ev sahibi oldukları bu şampiyona da ,en  son 1990 yılında kazandıkları Dünya Kupası’nı tekrar müzelerine götürmek ...

 

Marcello Lippi – İTALYA


Giovanni Trapattoni’nin defansif futbol anlayışının Uzakdoğu’da yerin dibine batmasından sonra göreve bir başka kaliteli ve kariyerli teknik adam Marcello Lippi takımın başına getirildi.Trapattoni ile tamamen zıt bir futbol anlayışına sahip Lippi bu görevi arzuluyordu,basına verdiği röportajlarda en büyük rüyasının Gök-Mavili takımı çalıştırmak ve uluslararası başarılar kazanmak olduğunu söylemişti.Trapattoni’nin otoritesiz ,disiplini kaybetmiş,kendisi gibi asabi olan futbol anlayışı hüsranla sonuçlanınca, İtalyanlar çok kızdı ve İtalya çoğunluğunda gerek  kariyeriyle,gerekse kazandığı başarılar olsun çok sevilen bir teknik adam olan Lippi’nin isteği gerçek oldu.Geçmişte Juventus ile 5 kez Seria A şampiyonluğu yaşayan,Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırma başarısını gösteren Lippi uluslararası çapta İtalya için biçilmiş kaftan bir teknik adam...

 

 

Lippi’nin gelişi hemen kendini belli etti ,artık İtalya yeni bir sistemle yola devam edecekti,bu dedelerinden miras kalan Catenaccio değil ofansif futbol anlayışıydı.Lippi takıma ofansif futbolu yükledi ve peşpeşe galibiyetler gelmeye başladı.İtalya artık çoklu defans değil çoklü hücum futboluna Lippi ile geçiş yaptı.Lippi İtalya’ya zaman zaman 3-4-3 bazen 4-4-2 ve gerektiği zamanda 4-3-1-2 oynatmaya başladı.Zaman zaman eleştri aldı ,oyuncular aşırı eleştrildi ancak her türlü eleştriye rağmen Lippi oyuncuları hep korudu,özellikle Francesco Totti’ye karşı aşırı dikkatli davrandı,2002 Dünya Kupasından bu yana milli takım bazında çok ağır eleştriler alan Totti’yi sürekli korudu,hatta bileği kırıldığında hastahanede Totti’yi ilk ziyaret edenlerden biri Lippi oldu.

 

Özel silahlarına karşı vefalı bir izlenim gösteren  beyaz saçlı esmer adam İtalyanlara 2002 ve 2004’te ki hayalkırıklığını unutturacak havayı yarattı,1982’den beri Dünya Kupası kazanamayan İtalya’da Lippi kendine ve takımına güveniyor,İtalya’da uluslararası çapta başarılı hoca denince akıllara ilk önce Trapattoni ve Capello gelir,Lippi kendisini kanıtlamak ve adını İtalya futbol tarihinde ki ölümsüzler listesine altın harflerle yazdırmak isteyecektir dolayısıyla İtalya’ya hayatının futbolunu oynattıracaktır...

 

 Marcello Lippi’nin Kariyeri

· 1985-1986 Pontedera (ITA)
· 1986-1987 Siena (ITA)
· 1987-1988 Pistoiese (ITA)
· 1988-1989 Carrarese (ITA)
· 1989-1991 Cesena (ITA)
· 1991-1992 Lucchese (ITA)
· 1992-1993 Atalanta (ITA)
· 1993-1994 Napoli (ITA)
· 1994-1999 Juventus (ITA)
· 1999-2000 Internazionale (ITA)
· 2001-2004 Juventus (ITA)

 

Jose Pekerman – ARJANTİN


Jose Pekerman ,Arjantin futbolunun kaşifi,Arjantin’de futbolcu keşfetmeyi çok seven bir hoca,Arjantin milli takımınında da görev almış eski bir futbolcu Pekerman,ancak geçirdiği ciddi sakatlık sonrası futbolu bıraktı ve teknik adamlık görevine soyundu.Argentina Juniors genç takımının hocalığını yapmaya başladı,aynı zamanda da sıkı durun taksicilik yapıyordu,belli bir zaman gündüz futbol sahasında gece direksiyonda geçirdi.Şili’nin Colo Colo klübü onu altyapısının başına getirince,Arjantin futbolu ondaki cevheri keşfetti ve Arjantin Genç takımında göreve başladı ve daha sonra da A Milli Takım...

 

Zamanında Daniel Passarella geldiğinde futbolcuların cinsel tercihlerine takılmıştı, futbolculardan büyük tepki almıştı,.Carlos Bianchi'yi mahkeme duvarı yapısından dolayı kimse sevemedi,Marcelo Bielsa ise oyuncu tercihlerinde hata yaptığı için çok eleştrildi,disiplinsizlik ve takım olamayış da körükledi, ancak  Jose Pekerman Arjantin futbolu için bir şans, bu isimlerden daha farklı bir hoca,futbolcularıyla diyaloğu daha iyi olan bir teknik adam,futbolcuların ruh halini suratından okuyabilen ,insani davranışlara çok önem ver bir hoca...

 

 

En önemli üstünlüğü ise takımda şuan varolan birçok genç oyuncu ile  geçmişte uzun zaman çalışmış olmasıdır. Arjantin U20 ile 1994-2002 yılları arasında ulke futboluna çok büyük yetenekler kazandirdı,3 turnuva da şampiyonluk yaşadı Pekerman o gençlerle,şimdi de Pekerman ve gençleri Dünya Kupası’na geldiler...

 

Pekerman tüm bunları tek başına başarmadı,emektar yardımcısı Hugo Tocalli’nin bu başarıda payı var,Pekerman ile iyi bir ikili olan Tocalli Arjantin futboluna öyle bir sistem oturttular ki tıpkı bir çamaşır makinesi gibi,kirli çamaşır makineye giriyor ve temiz bir şekilde çıkıyor,Pekerman’ın sistemi de böyle,genç milli takımına giren oyuncular geleceğin yetenekleri arasında gösteriliyor,scout ekibi kuran Avrupa klüplerinin kıskacına giriyordu.Pekerman Arjantin milli takımının başına geçince bu sistemi devam ettirmek adına Tocalli’yi yanına almadı,Tocalli şuan U 17 milli takımının başında ve sistem kaldığı yerden devam ediyor.Bu konuda Pekerman oldukça şöhretli Güney Amerika’da...

 

Pekerman başarıya aç,onda ki bu vasıf oyuncularına da aşılanmış gibi gözüküyor,zaten Grup eleme maçlarında Arjantin grubunu Brezilya’nın önünde lider olarak tamamladı,ancak şuan Brezilya ,Arjantin’den daha da favori olarak gösteriliyor,Arjantin Kupa’yı istiyor,hatta Maradona bile Pekerman’a gaz verdi, Maradona Dünya Kupası öncesi yaptığı açıklamada "Arjantin Dünya Kupası'nı kazanamazsa milli takımın başına ben geçeceğim" demişti.Bu açıklama Pekerman’ın moralini bozmuş olsa da onu kamçıladı gibi gözüküyor...

 

Jose Pekerman’ın Kariyeri

 

Kulüp Kariyeri:

· 1982 Chacarita Juniors (ARJ) – Gen Takım Antrenörü
· 1982-1992 Argentinos Juniors (ARJ) – Genç Takım Antrenörü
· 1992-1994 Colo Colo (ŞİLİ) - Genç Takım Antrenörü
· 2003 Leganes (İSP) – Futbol Direktörü

 

Uluslararası Kariyeri:

 

· 1994-2001 Arjantin Genç Milli Takım Antrenörü
· 2004 -? Arjantin

 

Sven Goran Eriksson


İngiliz medyasının nefret ettiği tabuları deviren ,aşkları ,sansasyonlarıyla ünlü İsveç’li taktik dehası Eriksson,futbolun beşiği biziz diyen İngilizler bu kez bir İsveç’linin eline mahkumlar.Bunun sebepi de kupaya ve başarıya ne kadar aç olduklarının göstergesi,İngiliz futbolu klüp bazında başarılı olmasına rağmen ulusal başarıya hasretler.İngilizler 1966’dan beri Dünya Kupası’nı kazanamıyor,işte bu  yüzden uluslar arası alanda hamarat bir hoca olan Eriksson’u takımın başına getirdiler,denize düştük yılana sarılacağız düşüncesindeler…

 

Ama Eriksson bir yılan değil aslında bir can simidi onlar için,taktiksel bilgisi üst düzeyde olmakla beraber oyunu çok iyi okuyabilen ve yerinde oyuncu tercihleri yapabilen bir teknik adam...

 

Eğer Eriksson bu kadar sevilmemesine rağmen Almanya’da İngiltere’ye Kupayı getirirse heykeli dikilmesi lazım,ancak İngilizler bunu yapacaklar mı ayrı bir merak konusu benim için...Daha düne kadar klüp takımları Eriksson’un peşindeydi,yine öyle,Chelsea çok istemişti vak-i zamanında şimdi de Real Madrid peşinde...

 

 

 

Eriksson’un sevilmeyişinin sebepleri arasında aşırı medyatik oluşu yatıyor.Bir muhabirin Arap Şeyhi kılığında onu kandırması, bu olayın skandal konusu olması,sevgilisi ile basında sıkça yer alması onu antipatik yapan sebeplerdendi.Ancak Eriksson’da bu sevgilisizliğe sonunda dayanamadı ve patladı. News of The World gazetesi’nin Arap şeyhi kılığına giren muhabirleri Eriksson'u kandırmış, ağzından çok önemli laflar almıştı. Arap şeyhi kılığına giren muhabirler Eriksson'dana İngiltere'den ayrılmasını istemiş, Eriksson’da parada anlaşırlarsa bunu kabul edeceğini söylemişti, bu sözler de İngiltere'de olay yaratmıştı. Bu Eriksson'un biletinin kesilmesine vesile olmuştu.Bir başka gazete de Eriksson’u Homer Simpsons’un acımasız patronu Mr Burns’e benzetmiş,birkaç internet sitesi de Eriksson’la dalga geçen karikatür,resim ve canlandırma yayınlamıştı. Eriksson’da sonunda tak etti ve bu yapılanlardan sonra  Dünya Kupası'nda sonra görevi bırakacağını açıkladı...

 

Sven Goran Eriksson’un Kariyeri

 

Uluslararası Kariyeri:

· 2001 İngiltere

 

Kulüp Kariyeri

· 1976 Degerfors (İSV) – Yardımcı Antrenör
· 1977-1978 Degerfors (İSV)
· 1979-1982 IFK Göteborg(İSV)
· 1982-1984 Benfica (POR)
· 1984-1987 AS Roma (ITA)
· 1987-1989 Fiorentina (ITA)
· 1989-1992 Benfica (POR)
· 1992-1997 Sampdoria (ITA)
· 1997-2001 Lazio (ITA)

Raymond Domenech – Fransa

Son olarak Fransa U21 milli takımın başında olan Domenech aslında geçmişi başarılarla dolu , kariyerli bir teknik adam değil.U21 de yaptıkları sayesinde Ulusal takımın başına getirildi.U21 finallerinde Fransa’ya yarı final oynattı ve altyapıda önemli işler başardı,bu sayede de kendisine bu görev verildi.Elbette ki tek neden bu değil,Fransa futbolu artık milli takımda altyapıya önem veren hocalara yöneldi.Bunların son halkalarından biri de Domenech’ti.Zaten Malouda ve Ribery gibi isimlerin patlama yapması ve şu anda milli takım kadrosunda olması Domenech’in başarısıdır.Oyuncu  monte etme konusunda tıpkı Jose Pekerman gibi Domenech’te oldukça yeteneklidir.Ancak Domenech taktiksel anlamda zaafları olan bir teknik adam,Fransa şuan gol atmakta sıkıntı çekiyor ve bu sorunu halledebilmiş değiller.Bununla beraber Domenech’in çok formda bir sezon geçiren Johan Micoud ile Ludovic Guily’yi kadroya almaması çok eleştrildi,ancak bu futbolcuların yerine katılan Ribery ve Malouda ‘da kupa da patlama yapabilecek potansiyeldeler...

 

 

Fransa’dan şu durumda şampiyonluk beklemek zor gözüküyor ama yine de kadro yapısı olarak kupanın iddialı ekiplerinden...

 

 Raymond Domenech’in Kariyeri

 

Uluslararası Kariyeri


· 1993-2004 Fransa U-23
· 2000-2001 Fransa U-20
· 2004-? Fransa

 

 Kulüp Kariyeri


· 1985-88 Mulhouse (FRA)
· 1988-93 Olympique Lyon(FRA)

 

Carlos Alberto Parreira - Brezilya

 

Macera adamı deniliyordu Brezilya’da futbolu en iyi bilen teknik adamlardan biri olarak gösterilen Carlos Alberto Parreira’ya ,çünkü Dünyanın çeşitli kıtalarında çalıştı.1984’te ki başarısız geçen Brezilya Milli Takım kariyerine Birleşik Arap Emirlikleri’nin başına geçerek devam etti. BAE’nin başında başarılı sonuçlar aldı,1990 finallerinde BAE maçlar kazanırken takımın başında Parreira vardı.Bu başarılar tekrar Brezilya’nın dikkatini çekti,çünkü daha olgun bir Parreira görmüşlerdi.Böylece 94 finalleri için tekrar takımın başına geçirildi ve Dünya Şampiyonluğu geldi,bununla beraber göze hoş bir futbol sergileyen Brezilya’da Parreira Ulusal Kahraman ilan edildi ancak önemli birşey vardı, Parreira taktiksel anlamda Brezilya’ya yeni bir anlayış kazandırmıştı...

 

 

 

1994’de ki başarısından sonra yeni maceralara yelken açtı ve takımı 94’te yardımcılığını yapan bir başka ünlü isme Mario Zagallo’ya bıraktı.Zagallo Fransa 98’de kupayı kaçırınca yerine gelen Scolari 2004 Şampiyonasında kupayı getirmesine rağmen Almanya 2006 için Parreira 3. kez milli takımın başına getirildi.Daha önce ki 2 döneminde ağır eleştrilere mağruz kalan Parreira 3. döneminde de eleştriliyor. Parreira’ya yönelik eleştriler arasında  Brezilya defansının zayıf olması,takımın fiziksel olarak oyundan çabuk düşmesi,takım olamaması ve tamamen bireysel olarak maç kazanması,pres yapamaması,oyuncuların sisteme sağdık olamaması ve maç içinde yardımlaşma yapmamaları Parreira’ya yapılan eleştrilerden…

 

Brezilya’nın tüm bu zaaflarını yokeden aslında yine Parreira’dır,1994 Dünya Kupası’nda ki  Brezilya takımında bu tür zaaflarlardan eser yoktu ve Parreira kusursuz bir takım teslim etmişti sonradan gelenlere,ancak yıllar geçtikçe Brezilya futbolu bireysele dönüştü ve bu durumu kurtarmak için yine Parreira tercih edildi. Parreira ile bir Konfederasyon Kupası’da geldi geçen 2005’te,bu kupa ülkenin inancını sağlamlaştırdı ancak grup eleme maçlarında zaaflar yine göze battı.Şimdilik bu zaafları yoketmiş değil ancak yine de kupanın en büyük favorisi Brezilya olarak gösteriliyor…

 

Carlos Alberto Parreira ‘nın Kariyeri

 

Uluslararası Kariyeri:

· 1967-1968 Gana
· 1978-1982 Kuveyt
· 1983 Brezilya
· 1985-1988 BAE
· 1988-1990 Suudi Arabistan
· 1990 BAE
· 1992-1994 Brezilya
· 1997-1998 Suudi Arabistan
· 2003 - ? Brezilya

 

Kulüpler:

· 1967 Sao Cristovao (BRE)
· 1968 Kotoko (GANA)
· 1975 Fluminense-RJ (BRE)
· 1984 Fluminense-RJ (BRE) 
· 1991 Bragantino (BRE)
· 1994-1995 Valencia (İSP)
· 1995-1996 Fenerbahce (TUR)
· 1996 Sao Paulo (BRE)
· 1997 NY/NJ MetroStars (USA)
· 1999-2000 Fluminense-RJ (BRE)
· 2000 Atletico Mineiro (BRE)
· 2000 Santos (BRE)
· 2000-2001 Internacional (BRE)
· 2002 Corinthians (BRE)

 

Benim kanımca Brezilya bu kez kupayı alamayacak,Kore ve Japonya’da ki Dünya Kupası’nı dahi zor almışlardı bu mantalite ile ki o zaman turnuva takımlarının hepsi (Almanya hariç) elenmişti,Brezilya kolay lokma takımlara rağmen zor çıktı finale,şimdi de aynı mantalite ile Almanya’ya geldiler ki bu kez kupaya çok aç olan İtalya,İngiltere,Almanya ve Arjantin’de var,stepne olarak İspanya ve Hollanda’da peşlerinde,yani  1998’den beri Cafu ve Roberto Carlos’un yerine oyuncu çıkaramayan,Cicinho gibi bir adamı 25 yaşında keşfeden,hala tam olarak değişemeyen Brezilya’nın bu kupada finali göremeyeceğini düşünüyorum .Fakat Brezilya’yı asla küçümsemiyorum, büyük maçların takımıdır,favori rakipleri karşısında hep kazanmasını bilir,özellikle de Carlos Alberto Parreira bu tür dev maçların hocasıdır ancak Brezilya’nın sorunları var,bu sorunlarını aşamazsa bence Brezilya bu kez müzesine kupa götüremeyecek…


 

E-mail: koraydusova@turksportal.net

 

 

Bu Makaleye Yapılmış Yorumlar
Yorum Yap
Yapılan Yorumlar
Makale ile İlgili İşlemler
Arkadaşına Gönder
Makaleyi Puanla
Yazarın Diğer Yazıları
Yükleniyor...