





![]() |
Spartak Moscow - Amkar : 1-1Rusya liginde oynanan Spartak Moscow - Amkar : 1-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:49:33 |
![]() |
Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1Almanya liginde oynanan Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:48:18 |
![]() |
Bayern Munchen - Bochum : 3-1Almanya liginde oynanan Bayern Munchen - Bochum : 3-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:46:59 |
![]() |
Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1İngiltere liginde oynanan Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:45:49 |
![]() |
Everton - Derby County : 1-0İngiltere liginde oynanan Everton - Derby County : 1-0 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:44:12 |
| 1. | Cimbom Antremanında Gol Şov |
| 2. | Bafetimbi Gomis’e Fenerbahçe Kancası |
| 3. | Bobo´nun Talibi Çok |
| 4. | Hastaneden Kaçtı Florya’yı Bastı |
| 5. | Sivasspor Ezberliyor |
Biri Bana Anlatsın
Televizyonlarda,gazetelerde futbol sohbeti programları ve köşelerine rastlarsınız.Ben sürekli okurum ve izlerim, yorumları, anektodları beynime yazarım,çünkü bir yerde,bir sohbette bir tartışma da pat diye lazım olabiliyor.Bu sebeple son zamanlarda futbol sohbet programlarına,özellikle Pazar ve pazartesi yayınlananlara kafayı taktım.Ünlü isimlerin,usta yorumcuların ortadan ikiye kestiği ahkamları bazen gülerek bazen de ‘hadi canım sizde’ diyerek,bazen de yorum yapmadan dikkatle takip ediyorum.Ancak ben bir futbolsever olarak öyle yorumlar okuyor ve duyuyorum ki aynen kalakalıyorum.
Eski futbolcular,eski yöneticiler vs. ünlü şahsiyetlerin verdikleri beyanatların,benim şahsi futbol bakış açım ve düşüncelerime zıt açıklamalar olduğunu farkettiğim için ben bu yorumları kendimce eleştirmeden geçmek istemedim.
‘’Türkiye’de Herkez Teknik Direktör’’

Türkiye’yi İngiltere’de 7.5 yıldır başarıyla temsil eden Tugay Kerimoğlu, futbol mentalitesi açısından Türkiye ile İngiltere’yi karşılaştırırken, “Türkiye’de problem herkezin futbolu bilmesi” demişti geçenlerde bir röportajda…
Tugay Kerimoğlu’nun bu ifadesine katılmamak mümkün değil.Bu Tugay Kerimoğlu’nun aslında Türk futboluna bir eleştrisi ama kimse üstüne alınmadı.Fakat yinede bu eleştrinin zaten herkez farkında ama herkez 3 maymunu oynuyor! Demek ki dışarıdan bazı şeyler daha da gözle görülür ve farkedilir görüzüküyor,birilerinin ancak dürtmesi gerekiyor.
Ülkemizde herkezin iğne ve çuvaldızı karşısındakine batırması münasebeti yüzünden bugün ülkemizin futbolunun geride kaldığını bile pek anımsayamıyoruz. O kadar büyük bir yozlaşma var ki;X ve Y spor adamları kafa kafaya verip TV’ye çıkıp veya gazete köşelerinde yazıp Carrusca’nın Runje’nin, İnamoto’nun, Deivid’in, Edu’nun, Musampa'nın,Delgado’nun futbolcu olmadıkları iddiası gafletinde bile bulunabiliyor.Bu futbolcuları daha önce hiç izlememiş olan belli kesimde bu tür beyanatlar yüzünden bu futbolcular hakkında ,eğer o futbolcular 3-4 maç kötüde oynamış ise basın’da ki yorumcuların etkisiyle de negatif bir düşünceye kapılabiliyor.
Her sene aynı filmi izliyoruz. Mesela Runje , oynadığı liglerde, şampiyonlar liginde gösterdiği üst düzey performans sayesinde yılın kalecisi ödülünü defalarca almıştır.Halbuki herkez teknik direktör olduğu için bugün ülkemizde ciddi bir kesimin düşüncesine göre Runje kaleci değildir.İnamoto Asya’dan Avrupa kıtasına transfer olan ender uzak doğulu futbolculardan biridir,yeteneği karşılığı seçilmiştir ve kalitesi bellidir,ancak bugün birçok kesime göre İnamoto futbolcu değildir.Bugün Galatasaray’da kaliteli bek elemanları ve orta sahaya yardım eden kanat oyuncuları olsa,kısacası Galatasaray atalarımızın sistemini uygulamayıp çağdaş bir futbol sergilemiş olsa (İngiltere’de ki gibi) İnamoto o sistemde başarılı olamaz mı ? Son Beşiktaş maçında Galatasaray’ın orta sahasında İnamoto’nun olmayışı Galatasaray orta sahasını negatif etkiledi.
Demek ki neymiş,bazı kişilerin ifade ettiği gibi Mehmet Güven İnamoto’dan daha iyi değilmiş, Tamam milliyetçi damarlarımız kanla dolu ama bazı konuları abartmıyor muyuz ? Bir takım kişiler Güven’in en azından şuan İnamoto’dan iyi olmadığını gördükleri halde sustular. Daha önce de aynı eleştriler Flavio Conceicao için yapılmıştı. Conceicao gitti GS’nin orta sahasında ki boşluk kendini gösterdi.Bu tür pek kendini göstermeyen süpürücü orta sahaların değeri bilinse Tromso faciaları yaşanmaz belki de…
Yarın bir gün İnamoto,Carrusca,Delgado,Runje,Edu gibi futbolcular takımlarından gönderildiği taktirde Avrupa’da rahatça klüp bulurlar.Bunların örneklerini daha önce çok görmüştük.Onun için herkezin teknik direktör olduğu ülkemizde bende teknik direktörlüğe soyunuyorum ve diyorum ki; Nerede Juanfran?,nerede Heinz? Nerede Conceicao? Nerede Karhan? Nerede Youla? Nerede Tamas? Nerede bu adamlara futbolcu değil diyenler?
Carrusca'nın Kankasını Bayern Kaptı !

Almanya Birinci Futbol Ligi (Bundesliga) ekiplerinden Bayern Münih, Arjantin Birinci Ligi ekiplerinden Estudiantes'te forma giyen oyun kurucu Jose Ernesto Sosa'yla dört yıllık sözleşme imzaladı.
Arjantin Ligi'nde Estudiantes La Plata forması giyen 21 yaşındaki orta saha oyuncusu Jose Ernesto Sosa, Bayern Münih'le dört yıllık sözleşme yaptı. Hafta içi Almanya'ya çağırılan ve antrenmanlara çıkarılan Sosa'nın önümüzdeki sezondan itibaren Bundesliga ekibinde forma giyeceği açıklandı. Sosa'nın transferinin Bayern Münih'e yaklaşık 10 milyon avroya mal olduğu belirtilirken, Arjantinli oyuncunun yıllık bir milyon avro alacağı basına duyuruldu.

Jose Ernesto Sosa, geçen sezon Arjantin Clasura'da şampiyon olan Estudiantes'in altyapısından yetişti ve bugüne kadar çıktığı 125 maçta 10 gole imzasını attı.Sosa sağ açık oynayan bir orta saha oyuncusu,yetenekli ve hızlı ancak Marcelo Carrusca'dan daha kaliteli değil. Carrusca ile Sosa ayrıca çok samimi arkadaşlar ,Sosa 21 yaşında,Carrusca ise 23 yaşında,Estudiantes'te Carrusca 10 numaralı formayı giyerken Sosa yedek klübesindeydi. Sosa 125 maçta 10 gol atarken,Carrusca 73 maçta 12 gol attı (Galatasaray'a transferi olmasaydı 125 maçı geçerdi).Ernesto Sosa için Bayern Münih 10 milyon avro öderken , Galatasaray ondan daha iyi ve kaliteli olan Carrusca için 2 milyon avro ödedi.Şimdi çelişkiye bakın ; Bayern , Real Madrid,Milan,İnter vs. klüpler Arjantin'den bir futbolcu alınca futbolcu oluyor,Türkiye'den bir klüp Arjantin'den bir futbolcu alınca nerden bulmuşlar,bundan futbolcu değil tavşan olur ve hatta adını lahanadan yapılan bir yemek türüyle ifade edenler oluyor. Maalesef Carrusca'nın Türkiye'de düşük performans göstermesini ben Carrusca'ya değil hoca Gerets'e bağlıyorum. Bununla beraber Carrusca'yı hibe etmesini Arda ile bağdaştırması benim adıma,Güney Amerika futbolunu yakından takip eden biri olarak beni çok kızdırdı. Açık ve net söylüyorum ki Carrusca,Ernesto Sosa'dan daha kalitelidir.
Eğer Carrusca Estudiantes'te kalsaydı belki de Bayern Sosa için değil şimdi onun için 10 milyon avro ödeyecekti,kimbilebilir...
Zico VS. Aurelio

Arthur Zico'nun, Türk vatandaşı Mehmet Aurelio'yu hazır olmasına rağmen oynatmaması, ikili arasındaki soğukluk iddialarını tekrar gündeme getirdi.Önce Zico'nun ıÜüEl Globeesporte gazetesine verdiği özel röportajda, Sporting Lizbon'dan transfer edilen Deivid'in, daha erken gelmesi halinde, belki de bugün Şampiyonlar Ligi'nde oynayabileceklerini iddia eden Zico, "Deivid zor adapte oldu ama gollerini sıralamaya başladı. Keşke bu futbolcuya sezon başında sahip olsaydık" demiş,Alex'e övgüler yağdırmış; "Bu futbolcu takımın maestrosu. Farkını hemen gösteren bir kalitede. Her hoca Alex gibi bir futbolcuya sahip olmak ister, ama Lugano ve Edu'yu da unutmamak gerek. Onlar da buraya alıştı ve Alex gibi farklarını gösterecekler" diye konuşmuştu Marco Aurelio'nun Türk vatandaşı olmasına da şaşırdığını ve "Kendi vatandaşımın, çalıştığım ülkenin milli formasını giymesini önceleri yadırgadım. Daha sonra buna alıştım ve Aurelio ile gurur duymaya başladım" demişti.
Bu açıklamalarla beraber Aurelio'nun kadroya girememesi Fenerbahçe'de teknik direktör Zico ile Türk vatandaşlığına geçen Mehmet Aurelio arasında gerginlik olduğu iddialarını ayyuka çıkarmıştı.Hatta sezonun ilk haftalarında Aurelio'nun Alex ile tartıştığı için Zico'dan fırça yedeği ve bu yüzden kızağa çekildiği de iddia edilmişti.Son olarak Aurelio Alkmaar maçından bir gün önce İstanbul'daki son idmanda çift kaleyi sorunsuz bitirirken tam hazır bir görüntü çizmiş, ancak Zico, riske atmak istemediği gerekçesiyle bu oyuncuyu Hollanda'ya götürmemişti.
Hoca ile oyuncu arasında sorun olabilir,hoca oyuncunun formunu beğenmeyebilir,oyuncu hocanın sistemine uymayabilir.Ancak tüm bunlar bir kenara Mehmet Aurelio'nun Türk vatandaşı olup milli formayı giymesinden sonra Fenerbahçe 11'nden kesilmesi ister istemez kafaları karıştırıyor.Eğer Zico aşırı milliyetçi bir hoca ise, Türk milli takımının ihtiyacı olduğu için bünyesine kattığı bir futbolcuyu bir kompleks uğruna harcıyorsa gerçekten bu durum üzüntü verici.Teoriden ibaret olsa da bu durumun gerçekten varoluşu hem Fenerbahçe'ye hem Milli Takıma,hem Zico'ya hem de Aurelio'ya zarar veriyor farkındamısınız?
Terim eski Terim değil de Tigana eski Tigana mı ?
Türkiye futbol kamuoyu bir ara Fatih Terim'i tartışıyordu.Fatih Terim ilkleri başarmış ve Türkiye'de UEFA Kupası'nı kazanmış tek teknik direktör. UEFA Kupası sahibi kazandıran tek Türk teknik direktör olarak İtalya'nın köklü kulüplerinden Fiorentina'ya gitti. Sonra aristokratların takımı Milan'a giderek yine tarihe geçti. Terim'in bu iki deneyimi yaşayıp Türkiye'ye geri dönmesinden sonra sergilediği tavır değişikliği, Galatasaray'lıların o özlemini duyduğu eski futbolun olmaması Fatih Terim'in eski Fatih Terim olmadığı,eski başarıya aç Terim'den eser kalmadığı ,sürekli nalıncı keseri gibi her fırsatta Fatih Terim'in başına kakılmıştı.
Jean Tigana 1993/1994 sezonunda Lyon'un teknik direktörlüğü ile teknik direktörlük yaşantısına başladı. O dönem için bugünkü görüntüsünde olmayan Lyon ile Lig Kupası finali ve lig ikinciliği ile teknik direktörlüğe başarılı bir başlangıç yapmıştı.Lyon o dönem Tigana için bir basamak oldu. Arsenal'e giden Arsene Wenger'in yerine 1995 yılında Monaco ,Jean Tigana'yı göreve getirdi. Tigana tıpkı şuan Beşiktaş'ta olduğu gibi lige kötü başlangıç yapsada Monaco'yu toparladı ilk sezonunu liderin 4 puan gerisinde 3. olarak tamamladı.Bir sonraki sezon yine başlangıçta kötü başlanılmasına rağmen sonradan açıldıkları bir sezonu bu defa şampiyon olarak kapattı .1997/1998 sezonunda Monaco onun yönetiminde Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalde Manchester United'ı eleyip, yarı finalde Juventus'a kaybetti.Daha sonra ki sezonda Monaco ligi üçüncü sırada bitirdi ve Monaco ile Tigana'nın yolları ayrıldı.Daha sonrada Premier Lig ve Fulham macerası başladı...
İngiltere'ye büyük umutlarla gelen Tigana ,elinde fazlasıyla maddi transfer miktarı ve olanaklar varolmasına rağmen beklentileri karşılamadı.Tigana, Bordeaux'da oynadığı dönemde , Bordeaux şarapları ile ilgilenmeye başlamış ve kendisine üzüm bağı alarak şarap yetiştirmeye başlamıştı. 180 hektar arazi üzerinde Güney Fransa'da şarap yetiştiren Tigana teknik adamlıktaki başarılarını katladıkça şarap üretimi işini genişletti,fabrikalar kurdu.Bununla beraber ortaklarıyla bir menajerlik şirketi kurdu,yani gittikçe patronlaştı.
Tigana Lyon'a teknik direktör olup meslek hayatına başladığı günlerde sadece bir teknik direktördü.Şimdi Beşiktaş teknik direktörü ve sadece teknik direktör değil.Bildiğimiz bir işadamı,fabrikaları ve şirketleri olan bir patron,o yüzden benim eski Tigana ile şimdi ki Tigana arasında ciddi bir başarıya açlık ve doymuşluk farkı olduğunu düşünmekteyim.Lyon'un bu günlere gelmesinde payı olan,Henry'yi ve Trezeguet'yi dünya futboluna kazandıran teknik direktör Tigana'ydı,şimdi ise patron bir Tigana var.Beşiktaş'ın beklentileri oldukça yüksek, korkunç paralar harcandı ve kadroya transferler yapıldı.Ancak Tigana ile bir türlü beklenen başarı gelmiyor.O yüzden böyle bir sorgulama neden yapılmıyor acaba diye düşündüm. Madem ki Fatih Terim eski Terim değil,doymuş bir teknik adam,Tigana eski Tigana mı? Beşiktaş'ın başında ki teknik direktör Tigana mı? Patron Tigana mı?
Mourinho olsa Volkan'ı Oynatmayabilirdi

Takım kurarken bazı teknik direktörlerin takıntısı veya huyudur, futbolocuların yeteneklerini bir kenara bırakır, karakterine bakarlar. Mesela Jose Mourinho Chelsea'ye geldiğinde yaptığı işlerden biride Crespo'yu postalamak oldu. Aynaya biraz fazla sık bakıp saçlarıyla aşırı meşgul olan Hernan Crespo'yu gönderdi. Crespo Milan'a gitti ve oradaki performansıyla yeteneklerini sergiledi. Fakat Mourinho'nun vermek istediği mesaj başkaydı;herkez takıma ve futbol oynayamaya konstre olmalı...
Eğer Mourinho,Aziz Yıldırım'ın 4 yıl öncekini teklifini kabul etmiş olsa veya Fenerbahçe Mourinho'yu almakta kararlı olsa ve Mourinho Fenerbahçe'nin başında olsa,soyunma odasında maça çıkarken saçlarına jöle süren Volkan'ı tahmin ediyorum ki sadece saç gerekçesiyle takıma koymazdı.Eğer Volkan'ın kuaförü veya yakın bir arkadaşı olsaydım ona jöle yerine saç spreyi kullanmasını önerirdim.İtalya'da soyunma odalarında futbolcular maçtan önce saç spreyi kullanarak maça çıkıyorlar.Volkan'da hem böylece uzun zamandır aldığı jöle eleştrilerinden kurtulabilir...
E-mail: koraydusova@turksportal.net
Yazılım ve Tasarım: Turksportal İnternet Grubu
Hakkımızda | Reklam | Kullanıcı Sözleşmesi | Haber Paylaşım Servisi
Alt/Kardeş Sitelerimiz: Football Manager | Futbol | Forum | Canlı Skorlar ve Haftalık İddaa Programı | Futbol Oyunları | Maviboyut
Bu siteyi ziyaret eden herkes kullanıcı sözleşmesindeki şartları koşulsuz olarak kabul etmiş sayılır.
Turksportal.net en iyi 1024*768 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir. Microsoft İnternet Explorer 6.0, Opera 9 ve Mozilla 1.7 tarayıcılarında test edilmiştir.
Bu site XHTML 1.0 ve CSS 2.0 kurallarına uygun kodlanmıştır.
Bu sayfa 0,016 saniyede oluşturuldu.

06.04.2008 20:49:33
06.04.2008 20:48:18
06.04.2008 20:45:49