





![]() |
Spartak Moscow - Amkar : 1-1Rusya liginde oynanan Spartak Moscow - Amkar : 1-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:49:33 |
![]() |
Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1Almanya liginde oynanan Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:48:18 |
![]() |
Bayern Munchen - Bochum : 3-1Almanya liginde oynanan Bayern Munchen - Bochum : 3-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:46:59 |
![]() |
Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1İngiltere liginde oynanan Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:45:49 |
![]() |
Everton - Derby County : 1-0İngiltere liginde oynanan Everton - Derby County : 1-0 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:44:12 |
| 1. | Cimbom Antremanında Gol Şov |
| 2. | Bafetimbi Gomis’e Fenerbahçe Kancası |
| 3. | Bobo´nun Talibi Çok |
| 4. | Hastaneden Kaçtı Florya’yı Bastı |
| 5. | Sivasspor Ezberliyor |
Arouna Kone Neden Gelmedi?
Yaklaşık 1 haftadır ,transfer sezonunun flaş takımı Galatasaray’ın PSV Eindhoven'ın Fildişi Sahilli Aroune Kone ile anlaşmak üzere olduğu , bu transfer için PSV’nin de bonservis konusunda Galatasaray’la anlaştığı haberleri geliyordu. Yönetici Haldun Üstünel de Kone'nin transferini bitirmek için Hollanda'da kalıyor ve Üstünel'in görüşmelerinin olumlu geçmesi üzerine Adnan Polat'ın da Hollanda'ya gittiğini öğrenmiştik.Hasan Kabze ve Necati Ateş’in gönderilmesi sonucu golcü transferi için yoğun çaba harcayan Galatasaray’ın ,bitirici özelliği üst düzey ve sprinter bir golcü alacağı kesin...
Asbaşkan Adnan Polat’ta bu transfer hakkında "Transfer görüşmeleri için Avrupa'ya gitmeden önce hedefimizde üç oyuncu vardı. Kone, Alves ve Grafite, öncelikle hedefimiz Kone idi. Ve önce Kone bonservisli bir oyuncu olduğu için kulübü PSV Eindhoven ile görüştük ve kesin olarak anlaştık. Kone ile görüşmelerimiz de olumlu noktada gitti.
Ancak sonuçta oyuncu Galatasaray'a sıcak baktığını fakat kariyerine İngiltere'de devam etmek istediğini söyledi. Biz son teklifimizi yaptık ve yine cevabını bekliyoruz. Kone olmazsa B ve C planlarımız mevcut ve diğer oyuncular ve kulüpleriyle de görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Taraftarlarımız rahat olsun çok güçlü hale gelen kadromuzu daha da güçlendireceğiz ve mutlaka bir golcü transfer edeceğiz" dedi. PSV’yi ikna ettiği için transferi bitmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu görüyordum.Fakat Kone’de baştan beri Galatasaray’a soğuk bakan bir tavır var,daha doğrusu adamın Premier Lig’e transfer olma hayali var.Bu sebeple de gerek Türkiye’den gerekse Doğu Avrupa ülkelerin den aldığı teklifleri kibarca reddediyor.
Arouna Kone basına bu konuda verdiği demeçlerde diyor ki; "Benim Türkiye ve Galatasaray'ı küçüksemek gibi bir düşüncem yok. Ancak siz benim bonservisim için bu kadar yüksek meblağ ödeyince bana 5 yıllık sözleşme öneriyorsunuz. Oysa ben 1 yıl daha PSV Eindhoven'de oynayıp, gelecek yıl İngiltere Premier Ligi takımlarından birine transfer olmayı hedefliyorum. Çünkü gelecek sezon benim PSV ile bir yıllık sözleşmem kalacak ve bu yüzden kulübüm beni daha ucuz bonservisle satmaya mecbur kalacak. Yoksa bir yıl sonra bedava gideceğim." Kone gelecek sezon veya ileri de Premier Lig’de oynayacağını nereden biliyor?
Bu düşünceye nereden kapıldı?
Yani ya Premier Lig’den bir talibi çıkmaz ise veya Fransa’dan talibi çıkarsa ne olacak? İşte Kone bu demeçle hakkında şüphe uyandırıyor.Ben işin esasını anlatayım,Kone’nin eski menajeri olan Fransız Pierre Frelot, Kone’nin aklına Premier Lig rüyasını sokan adamdır. Hatta Arouna’nın kardeşi Bakari’nin de menajeri aynı menajerdir.Frelot aynı zamanda Didier Drogba ve William Gallas’ın da menajeridir,yani bu iki futbolcunun İngiltere’de forma giymesinde payı büyük,bir çok Afrika’lı ve Afrika kökenli futbolcuyu Avrupa’ya ve Premier lig’e transfer etmesiyle bilinen, referansları sağlam bir menajerdir.Kone’nin aklına İngiltere’yi takanda bu menajerdir. Fakat Arouna Kone’nin menajerliğini ,bu futbolcuyla yaşadığı bir anlaşmazlık sonucu bu yıl bıraktı.
Kone’nin şimdi ki menajeri ise Serge Trimpont, o da Kone’nin çok yakın dostu olan Arouna Dindane’nin menajeri aynı zamanda, Kone’yi İngiltere’ye transfer etmeye çalışıyor.En son Aston Villa ile masaya oturulmuştu,fakat kulüp Kone’den bir şekilde vazgeçti. Açıkçası Kone 2 yıldır Premier Lig hayaliyle yanıp tutuşuyor fakat bir türlü transferi gerçekleşmiyor. Kone’de bu hayalinden vazgeçmiyor veya vazgeçirilmiyor. Galatasaray, Kone’nin menajerini devre dışı bırakıp PSV Eindhoven ile anlaşmıştı,hatta ailesi vasıtasıyla da futbolcuyu ikna etmeye çalıştılar.Kone ise bir türlü ikna olmadı,halbuki Galatasaray’ın teklifi harikaydı ve bugüne kadar kimse Kone’ye bu parayı teklif etmemişti.7 gündür Galatasaray Kone’nin peşinde ve o inatla reddetti.
Elbette Kone ve menajeri gelecek hakkında bir takım planlar yapmış olabilirler,bunu da anlayışla karşılamak gerekir. Çünkü Kone’nin oyun stili Premier Lig için biçilmiş kaftan,daha çok kontra ve kanatlara yakın oynamayı seven bir golcü tipinde,çok güçlü ve bir anda süratlanan bir tarzda ,tıpkı Henry gibi… Premier Lig’e gittiği taktirde yeni bir Henry olabilir…
Esas soru şu olmalıdır(!) Kone gerçekten gelmek istemiyor mu ,yoksa menajerinin tesiri altında mı kalıyor.Bence bu transferi istemeyen tek kişi Kone değil.Menajeri de bu işi istemiyor , Galatasaray kendisini devre dışı bırakıp kulüple ve Kone ile görüştüğü için bu transferden alamayacağı komisyonun hesabını yaptığı için Kone’yi eski ve yeni menajeri de Premier Lig gazıyla narkozlamışlar,yoksa Kone’nin dediği şu lafa bakarak ta işin iç yüzü anlaşılabilir;’’ Gelecek sezon benim PSV ile bir yıllık sözleşmem kalacak ve bu yüzden kulübüm beni daha ucuz bonservisle satmaya mecbur kalacak’’. Bu planlar bir futbolcunun yapacağı planlar değil, bu planlaer menajer hesaplarıdır,uzun lafın kısası Arouna Kone transferini baltalayan gizli kişi Kone’nin menajeridir…
Bu transfer için son bir kritik daha…
Arouna Kone’nin menajeri Trimpont,Marsilya Başkanı Pape Diouf ile yakın dostlar...Diouf kimdir? Ribery’yi Galatasaray’dan kaçıran Marsilya’nın başkanı...
Afonso Komple Golcü
Hollanda Ligi’nde gol kralı olan bir futbolcuyu mutlaka büyük takımlar kapmıştır bugüne dek...Niselrooy,Hunteelar,Kezman,Dirk Kujit,Van Hooijdonk... nitekim Alves’in de Hollanda’dan göçme vakti geldi.Manchester United’a gideceği basın da çok yazılmıştı fakat bu transfer gerçekleşmedi.

Zamanla kendini geliştirdi,milli takıma kadar yükseldi,Dunga onu milli takıma alarak risk aldı ancak doğru bir seçim yaptığını herkes gördü. Her maç performansının üstüne koyarak oynayan bir futbolcu,şayet amaç takımın gol atması gerektiğiyse Afonso’ya kadroda sahip olmak büyük şans diye düşünüyorum...
Dünya futbol piyasasında ki transferi mümkün olan bir kaç üst düzey golcüden biridir Afonso kanımca...Adrian Ilie ve Jardel’den sonra bitirici bir yabancı golcü bulamayan Galatasaray bu transferi gerçekleştirir ise gol sorununu tamamiyle çözer kanaatindeyim.
Afonso'yu tanımalayacak olursak,Jardel’in daha modifiye halinde bir golcü,ikisi de ceza sahası içinde Ceylan sürüsü içinde ki Aslan gibidir ancak Afonso,pas,şut,top kontrolü, kafa vuruşları,bitiricilik ve adam çekme de daha başarılıdır, modifiyeden kastım budur...Gerets’in sisteminde transfer edilmiş olsa etten bir gol makinesi olurdu ,Kalli’nin sisteminde ise beslenmeye ihtiyacı var ve bunu yapacak Arda,Lincoln,Hasan Şaş,Linderoth gibi isimler var...
Ahmed Apimah Barusso…
Beşiktaş transfer komitesinin tam yetkili iki yöneticisi Celal Kolot ile Mario Berk’ün,geçtiğimiz sezon Serie B’de başarılı bir performans çıkaran Rimini’nin 23 yaşındaki Ganalı’sı Ahmed Barusso’yla anlaştıklarını öğrenmiştik. Elbette birde kulübüyle anlaşma yolu olacaktı bu işin fakat Beşiktaş elini çabuk tutamadı düşüncesindeyim. Büyük kulüpler Barusso’nun peşine düştüler, ön libero diye tabir edilen bölgede görev yapan Barusso’ya Milli takım kapıları da açık ve gerçekten gelecek vaad eden,özellikle de gençleşen Beşiktaş’ın yeni jenerasyonunda boy gösterebilecek yetenekte bir futbolcu…
Gana, benim kanımca bir ön libero yetiştirme fabrikası gibi dünya futboluna sürekli sağlam ,basan,pres gücü yüksek futbolcular sunuyor. Stephen Appiah, Sulley Ali Muntari, Anthony Obodai ve tabi ki Michael Essien…Gana’nın çift ciğerli defansif orta sahaları oldukça popüler şu sıra,Barusso’da onlardan biri olma yolunda ilerlemekte,potansiyeli yüksek bir futbolcu…
Stil olarak Appiah’ı andıran bir tekniği ve mücadele gücü var.Üst düzey hırs ve özveriyle oynayan ,tabir etmek gerekirse formasını ıslatan bir adam ,bununla beraber golü seven bir futbolcu…

Rimini kulübü Milan’ın pilot takımı niteliğinde bir kulüp,hatta Rimini’de Kaka’nın kardeşi Digao’da forma giyiyor.Yani Milan’la iyi ilişkiler içinde olan bir kulüptür Rimini, dolayısıyla Milan, Rimini kadrosunda ki futbolcular konusunda önceliklidir. Barusso’da Milan’ın takibinde olan futbolculardan biriydi,sadece Milan’da değil gösterdiği performansla Arsene Wenger’in bile dikkatini çekmişti, Wenger İtalyan basınından Barusso’yla ilgilendiği saklamamıştı bir demecinde…
Tek ilgilenen Wenger olmamıştı tabi ki,Fiorentina,Udinese,Roma ve İnter’de Barusso’yu izleyen kulüpler arasındaydı,fakat Roma müthiş bir hamle yaptı ve Barusso’yu kaptı.
Beşiktaş’ın Barusso’yla anlaşması kimi çevreler tarafından yadırganmıştı.Hatta ‘’2.ligden futbolcu mu alınır’’ diye taraftarlar arasında sitemkar bir tutum takınılmıştı. Ama bence Beşiktaş transfer komitesi çok sağlam bir isim isim tutturmuştu eğer transfer etmeyi başarmış olsalardı turnayı gözünden vuracaklardı, fakat son sözü Roma söyledi...
Marstan Gelmediler ki
Türkiye yıllardır türban konusunu tartışır,birkaç ay öncesine kadar Türkiye'nin birinci gündem maddesini oluşturan türban konusu; Kıbrıs, Avrupa Birliği, Yök, Tübitak, yerel seçimler vs. derken gündemdeki sıralamada daha altlara düştü.Fakat Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla aday olan Abdullah Gül’ün Eşinin türbanlı olması münasebeti ile bu sorun yine ana gündeme oturacak gibi...

Türk insanı bu konuda ikiye bölünmüş durumda ,fakat bu bölünmenin futbol sahalarına da yansıması açıkçası hiç hoş değil.Türban bir seçenektir, takıp takmamak insanların özgür iradesine bağlı olmalıdır. Çağdaş ve Demokrat Devletin, insanlara sağladığı demokratik hak ve özgürlüklerin inanç alanındaki arabulucu noktası ve uzlaşma ilkelerinin bütünü olan Laiklik gereği,isteyen türbanlı yaşar isteyen türbansız,Laiklik kadınların başını örtmesine engel değildir.Fakat bunu art niyetli bir takım kesimler hep yanlış vurgulamıştır.
Fotoğrafa iyi bakın,eğer şaşıracak olursanız siz de türban konusunda takıntılısınız demektir, Türbanı hala bir sorun olarak algılıyorsunuz demektir.Futbolun içinde Fenerbahçe’ye aşık olan fotoğrafta gördüğünüz bayanlar, çok yakın 4 arkadaş,imkan buldukça maçlara giden,tribünde bağıran,takımı ateşleyen taraftarlardan,bana bu fotoğrafı bir muhabir arkadaşım gösterdi. Çok hoş bir manzara diyerek kendisinden kullanmak için izin istedim. Çünkü bu bayanların yakındığı bir konu var,o da stadyumda ki bazı insanların ,onları görünce sanki Mars’tan gelen uzaylı görmüş gibi bakıyor,ne cüret bu? türban takan insanlar maça gelemez mi? Bayanlar da bu durumdan ister istemez rahatsız olabiliyorlar tabi...
Bayanların maçlara gelmesi ,ülkemizde ki futbola ilginin ne denli yüksek olduğununun göstergesidir.Bunu türbana karşı ön yargılı bakarak yok etmememiz gerekir.Bu bayanlar Fenerbahçe aşkından başka bir tutkusu olmayan insanlar, fakat kimi türbanlı bayanlar da, sırf insanlar onlara uzaylı gibi bakıyor diye maça gelmek istemiyor olabilir.Bu fotoğrafı onlara cesaret,hatta türbanlı veya türbansız tüm bayanlara cesaret vermesi amacıyla buraya koyma gereği duydum.Türban’ı sorun olarak görenler,bunu en azından stadyumda yapmasınlar, tekrar söylüyorum türban takan bayanlar marstan gelmediler,lütfen yapmayın...
Ronaldinho’nun Tahtını Sallayan Çocuk

2 yıl önce PERU’da düzenlenen 17 Yaş Altı Dünya Gençler Futbol Şampiyonası’nda Barca’lı bir çocuk herkesin dikkatini çekti.Benim de turnuva’da en çok beğendiğim yeteneklerden birisiydi.O çocuğun adı Giovani Dos Santos’tu ve hatta ben onu ‘’17’lik yıldızlar’’ adını verdiğim makalemde,diğer beğendiğim genç futbolcularla beraber özel olarak yazmıştım.Barca’da yetişen gençler gerçekten çok şanslı,müthiş starlarla aynı idmana çıkıp, onlarla dünya turlarına çıkıyorlar.Barca A takımına küçük yaşta adapte oluyorlar.İşte Messi işte Dos Santos en son çıkan iki hiper yetenek,Barca bu işi gerçekten de biliyor,Dos Santos ise Ronaldinho’nun tahtını sallıyor, boynuz kulağı geçermiş derler.Çok değil bir kaç yıl içinde Dos Santos kardeşleri aynı takımda izleyeceğiz diye tahmin ediyorum...
17'lik Yıldızlar;
http://futbol.turksportal.net/makale/futbol/213/
E-mail: koraydusova@turksportal.net
Yazılım ve Tasarım: Turksportal İnternet Grubu
Hakkımızda | Reklam | Kullanıcı Sözleşmesi | Haber Paylaşım Servisi
Alt/Kardeş Sitelerimiz: Football Manager | Futbol | Forum | Canlı Skorlar ve Haftalık İddaa Programı | Futbol Oyunları | Maviboyut
Bu siteyi ziyaret eden herkes kullanıcı sözleşmesindeki şartları koşulsuz olarak kabul etmiş sayılır.
Turksportal.net en iyi 1024*768 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir. Microsoft İnternet Explorer 6.0, Opera 9 ve Mozilla 1.7 tarayıcılarında test edilmiştir.
Bu site XHTML 1.0 ve CSS 2.0 kurallarına uygun kodlanmıştır.
Bu sayfa 0,000 saniyede oluşturuldu.

06.04.2008 20:49:33
06.04.2008 20:48:18
06.04.2008 20:45:49