Toplam Üye:235027
Futbol Ana Sayfa Üyelik Kaydı
Turksportal Futbol
Yükleniyor...

Mercek

Alp Özar

Beşiktaş Çok Farklı

22.01.1999 | 

Alp Özar yazdı

Lig başladığı andan itibaren Beşiktaş’ın FC Zürich maçı dışında üç büyüklerin tüm maçlarını izleme ve analiz etme olanağı buldum. Henüz ligin başı olmasına rağmen, gelecekte nelerin yaşanacağını kestirmek mümkün.

Öncelikle, modern futbolun geldiği noktayı mükemmele yakın bir mantıkla kavramış Ertuğrul Sağlam’ın Beşiktaş’ı tam anlamıyla bir sistem takımı haline getirmeye çalıştığını belirtmekle başlayabiliriz yazıya. Siyah-Beyazlıların şu ana kadar oynadığı tüm resmi maçları dikkate alarak oyun yapısını; prese dayalı, kanat organizasyonlarını esas alan, tempolu hücum futbolu olarak nitelendirebiliriz. Peki bu ne anlama geliyor? Bu, eğer sistem dişlileri ciddi anlamda zarar görmezse, örneğin; arka arakya meydana gelecek ciddi sakatlıklar veya takımın metabolizmasını bozacak yönetsel krizler ortaya çıkmazsa, Beşiktaş’ın bu sene şampiyonluğu kimseye bırakamayacağı anlamına geliyor. Peki Beşiktaş bunu nasıl başaracak? Veya Beşiktaş’ın Fenerbahçe ve Galatasaray’dan farkı ne?

 

Beşiktaş’ın farkı sistem. Ertuğrul Sağlam oyuna futbolda 2. ve 3. bölgeler olarak nitelendirilen alana 6 oyuncuyu gömerek başlıyor. Bu oyunculardan ortak beklentisi ise pres. Tello-Cisse(Ricardinho)-Koray-Serdar Özkan 4’lü orta alanının önüne yerleştirdiği, alternatifli Nobre(Burak-Batuhan)-Bobo(Delgado) ikilileri Ertuğrul’un 4-4-2’sinin hücum bölgesinin temel yapı taşını oluşturuyor. Bu oyuncuların mücadele ve pres gücünün üst düzeyde tutulması sayesinde Beşiktaş, özellikle Anadolu ekiplerini baskı altında tutarak onlara karşı rahat maç kazanım olanağını üst seviyeye getirecektir. Burada önemli olan Delgado’nun ve Ricardinho’nun pres yönünün geliştirilmesidir ki, bu olmadığı taktirde Ertuğrul Sağlam lig sonuna kadar bu oyunculardan sınırlı sürede istifade etme yoluna gidecektir. Ertuğrul Sağlam’ın Higuain transferindeki ısrarının altında Delgado tipinde bir oyuncudan 90 dakika istifada edememesi de yatmaktadır. Higuain’in sağ ayağını kullanıyor oluşu da, Sağlam’a forvetin sağ tarafa yakın bölgesinde Delgado'nun teknik özelliklerini de taşıyan bir forvet oyuncusu kullanabilme alternatifi sunacaktır. Ayrıca Higuain’in dar alanda özellikle yerden çok etkili oluşu, gol sezgilerinin üst düzeyde oluşu ve gol noktalarına çok çabuk sarkıyor oluşu Beşikatş’ın gol bölgesine çeşitlilik getirecektir. Dolayısıyla sistem bu anlamda da tamamlanacaktır. İnönü’de oynanan ve rakibin önemli ölçüde kapanacağı düşünülen maçlarda Ricardinho’nun tercih edilmesi, gerek sistemin orta alan rotasyonu, gerekse rakibi çözücü hücum zenginliği yaratılması açısından hayati önem taşırmaktadır. Ertuğrul’un kanat hücumlarına verdiği önem tempolu oyunda neyin, ne şekilde yapılacağının da en önemli kanıtıdır. Özellikle Türkiye’de tempo kanatlardan yükselir. Neden? Çünkü sahanın en tenha, bölgeleri kanatlardır ve maksimum iki kişiyle savunulur. Ve tabi ki önce kanatlar oyundan düşer. Rakibi savunmanın ortasından delmeye çalışan takımlar hem tempoyu yükseltmekte sıkıntı çekerler, hem de daha fazla yorulurlar. Neden? Çünkü özelikle Süper Lig’de üç büyüklere karşı oynayan ve gömülü savunma yapan takımlar savunmanın ortasını, orta alanın orasından gelen destekler de hesaba katıldığında en az dört oyuncuyla savunmaktadırlar. Bu bilgiler ışığında şunu açıkça belirtmeliyim ki, Beşiktaş’ın karşısına çıkacak Anadolu takımlarının çoğu Konyaspor ve Kasımpaşa gibi silik futbol oynamak zorunda kalacaklar ve mağlup olacaklar. Buna isyan edebilmek için, takımlar en az Beşiktaş kadar koşmalı, pres yapmalı, Beşiktaş’ın presini delebilecek pas çabukluğuna ve tekniğine sahip olmalılar. Süper Lig’de bunu yapabilecek takım sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Ancak Avrupa kupalarında Beşiktaş’ın işi bu anlamda biraz zorlaşacağını söylememiz mümkün.

 

Ertuğrul Sağlam’ın “anında müdahale” prensibine dayalı kenar yönetimi anlayışı, sistemin en önemli kozu olarak gözüken kanatların oyundan düşmesine imkan tanımayacak kadar net ve başarılı. Oyundan düşmeye başlayan oyuncuyu derhal oyundan alıyor ve bölgeyi yenisiyle tazeliyor. Bu şekilde kanatlar hep ayakta kalıyor ve sistem daima işliyor.Ayrıca oyuncu değişikliği konusunda 60. dakika, 70. dakika gibi saplantılarının olmaması da O’nun kenar yönetimi karakterinin önemli ayrıntılarını oluşturuyor. Öyle ki, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediye karşısında devreye 2-0 mağlup girmesine rağmen, Zico ikinci yarıya herhangi bir değişiklik yapmadan başlamıştı. Oysa Sağlam bu anlamdaki tavrıyla çevresindekilere ve saha içindekilere 5. dakikada bile oyuncu değiştirebilecek kararlılığa sahip olduğunu hissettiriyor.

 

Soru: Beşiktaş, Kasımpaşa maçında mutlak gole ihtiyacı olduğu halde ikinci yarının ilerleyen bölümlerinde neden 3’lü savunmaya geçmedi?

 

Cevap: Beşiktaş’ın oyun yapısının en önemli parametresi ikişer oyuncuyla kullanılan kanat akınları. Bu bölgedeki bindirmeler ve sert ortalar Ertuğrul Sağlam’ın sezon boyunca en önemli kozu olacak. Sağlam bu akın disiplininden sezon boyunca taviz vermeyecek. Ve görünen o ki asla tek kanat oyunculu sistemleri tercih etmeyecek.


Peki Beşiktaş’ın zayıf tarafları var mı? Elbette var. Öncelikle savunmanın ortası. Gayet net söyleyebilirim ki “İbrahim Toroman-Gökhan Zan” tandemini dünyanın en iyi takımının bile arkasına koysanız o takım sallanır. Bu bölge Beşiktaş’ın en zayıf yönü. Hem topu oyuna sokma konusunda, hem de pozisyon alma konusunda ciddi problemler yaşıyorlar. Özellikle İbrahim Toroman’ın yerinde görev alması gereken oyuncu tipi libero orijinli bir savunma oyuncusu. Yani…? Yani, topu oyuna sokabilen, geriden oyun kurabilen, futbol zekası ve sezgileri ön planda olan bir savunma oyuncusu tipi. Bunun yanı sıra orta alanın ortasında kullanılan oyunculardan Koray ve/veya Cisse’nin de “çapa” dan ziyade “box to box” özellik taşıyor oluşları savunma oyuncularını yeterince yamalayamama tehlikesini ortaya çıkartacaktır ki, bu orta alanla savunmanın ortası arasında ciddi sıkıntılar yaratabilir.(özellikle Avrupa kupalarında ve derby maçlarda) Ayrıca Zan-Toroman ikilisinin yedeği olarak düşünülen oyuncuların bu ikiliyi bile aratacak nitelikte oluşları Sağlam’ın en büyük problemlerinden biri olacaktır(Diatta’yı bunun dışında tutuyorum). Ancak Ertuğrul Sağlam defansın bu zaafını da çok iyi tespit etmiş olacak ki, takım savunması yükünü öncelikli olarak orta alanda ve ileride oynayan altılıya veriyor. Hücum bölgesinden başlayan savunma Zan-Toroman tandemini oldukça rahatlatıyor.

 


Tam anlamıyla bir sistem takımı olmaya başlayan, koşan pres yapan, mücadele eden, kanatları optimum düzeyde kullanan Beşiktaş’ın hücumda çoğalamayan, gol bölgelerinde sıkışan, oyunu açamayan, direk oynayamayan, kanatları kullanamayan, kullansa bile forvette kanatlara cevap verebilecek golcü niteliklerini oluşturamayan ve hepsinden önemli çok ciddi tempo problemi çeken Fenerbahçe karşısında işi çokta zor olmayacak. Eğer Zico oyun anlayışını ve kadro yapısını değiştiremezse Beşiktaş’ın Fenerbahçe’ye hatırı sayılır bir puan farkı da atabileceğini rahatlıkla söyleyebilirim.

 

Peki ya Galatasaray…? Şuan ki oyun performanslarına bakıldığında Beşiktaş’ın en önemli rakibi Galatasaray gibi gözüküyor. Koşuyor, pres yapıyor, savaşıyor, gol atıyor ve kazanıyor. Ama Galatasaray’ın da olmazsa olmazları var. Öncelikle Lincoln… Feldkamp’ın oturtmaya çalıştığı hücum anlayışının en önemli oyuncusu Lincoln. Sarı kırmızılılar, Brezilyalının olmadığı maçlarda, kapanan savunmaları açma konusunda ciddi sorunlar yaşayacak. Ve Linderoth... Galatasaray orta alan savunmasında “çapa” kullanıyor ve Mehmet Güven henüz bunun anlamını kavrayabilmiş değil. Oyun yapısı, orta alana daha fazla çıkmasına, dolayısıyla orta sahanın çizgi haline gelmesline yol açıyor. 4-1-2-1-2 de “çapa”nın yarattığı orta alan derinliği hayati önem taşır. “Çapa”nın nerede çıkıp nerede kalacağı, nerede oyuna girip nerede bekleyeceği deneyime ve sezgilere dayanır. Uzun vadede Mehmet Güven belki ideal bir “çapa” olacaktır, ama kısa vadede Galatasaray tandemi çok fazla yıpranır. Zaten prese dayanabilen bir tandem yapısı yok Sarı kırmızıların. Linderoth bu bölgenin alternatifsiz ismidir ve Galatasaray savunmasının soluğudur. Dolayısıyla Lincoln ve Linderoth’un sakatlık problemiyle karşılaşması halinde, Galatasaray’ın şampiyonluktan uzak kalmasını gerektirecek çok önemli iki nedeni olacaktır.

 

Sonuç olarak; oyun yapısını bireysel yeteneklerin ötesinde bir sistem profili çerçevesine oturtan ve tek bir oyuncunun yeteneklerine bağımlı kalmaksızın kolektif hücum anlayışıyla rakiplerinin üzerine giden Beşiktaş’ın durdurulması tek bir oyuncuya önlem alınmasıyla ifade edilemez. Başiktaş’ı durdurmak için sistemi durdurmanız gerekir ki, bu tahmin edildiğinden de zordur. İşte Siyah beyazlıların en önemli avantajı da budur. Galatasaray ve Fenerbahçe derbi maçlarda Beşiktaş’a karşı kadro yapılarının ve bireysel anlamda oyuncu kalitelerinin öne plana çıkmasıyla üstünlük sağlayabilirler. Özellikle seçkin kadrolu Fenerbahçe iki maçta da Beşiktaş’ı yenebilir. Ancak bu durumun Beşiktaş’ın şampiyonluğun engelleyebileceğini zannetmiyorum. Çünkü bu sezon şampiyonu, geçen sezonun aksine derbi maçları belirlemeyecek.


 
Yorumlar için tıklayınız

Yükleniyor...