





![]() |
Spartak Moscow - Amkar : 1-1Rusya liginde oynanan Spartak Moscow - Amkar : 1-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:49:33 |
![]() |
Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1Almanya liginde oynanan Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:48:18 |
![]() |
Bayern Munchen - Bochum : 3-1Almanya liginde oynanan Bayern Munchen - Bochum : 3-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:46:59 |
![]() |
Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1İngiltere liginde oynanan Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:45:49 |
![]() |
Everton - Derby County : 1-0İngiltere liginde oynanan Everton - Derby County : 1-0 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:44:12 |
| 1. | Cimbom Antremanında Gol Şov |
| 2. | Bafetimbi Gomis’e Fenerbahçe Kancası |
| 3. | Bobo´nun Talibi Çok |
| 4. | Hastaneden Kaçtı Florya’yı Bastı |
| 5. | Sivasspor Ezberliyor |
Chelsea’nin Yahudi Menajeri
Bilindiği gibi Chelsea’de hareketli günler yaşanıyor, Jose Mourinho'nun takımdan ayrılmasının ardından kamu oyu ve taraftarlar Mourinho’nun ayrılma şokunu üzerlerinden atamadan boşalan göreve İsrail’li Avram Grant’in gelmesiyle iyice şaşkına döndü. Olaylar öyle çabuk gelişti ki planlı programlı gibiydi.
Patron Abramovich , sezon başından beri Mourinho’yu istemediğini resmen belli ediyordu aslında,transfer için para musluklarını bu yüzden kapatmıştı,hatta bazı maçları izlemeye de gitmiyordu...
Mourinho gitti yerine kim gelecek diye herkes beklemeye başladı. Büyük bir kesim İtalya’yı Dünya Şampiyonu yapan İtalyan Marcello Lippi ve onun gibi dünya çapında isimlerden birinin göreve geleceğini beklerken,Chelsea sahibi Abramovich, aynı zamanda yakın dostu olan İsrail’li Avram Grant’i göreve getirerek herkesi şok etti.
Avram Grant Kimdi? Neden futbolun başına getirildi?Herkes bunları merak ediyorken, Grant’in Chelsea ile çıktığı ilk idman sonrası yani Manchester United maçından önce, The Sun Gazetesi ortaya müthiş bir iddia attı. Mourinho yerine teknik direktörlük görevine getirilen Avram Grant'a karşı birkaç ismin karşı çıktığı ,bu isimlerinde başını Fildişi Sahilli‘li Didier Drogba’nın çektiği basında yer aldı.Drogba ile beraber Grant’a karşı olan bir diğer futbolcuda Guyana asıllı Fransız olan Florent Malouda’ydı.Bence Gazetenin iddiası doğru olabilir,yani Drogba ve Malouda Avram Grant’in göreve gelmesi konusunda isyankar bir tutum sergilemiş olabilir. ünkü Drogba ve Malouda Müslümanlığı seçmiş futbolcular, Avram Grant ise Yahudi dininden…
Didier Drogba çok değil birkaç ay önce Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nca iyi niyet elçisi seçilmişti.Açlığı çok iyi bildiğini ve açlığa karşı savaşılması gerektiğini dile getiren bir iyi niyet elçisiydi ,aynı zamanda savaş karşıtı, yani İsrail’in Müslüman ülkeleri bombalamasını içine sindiremeyen bir Müslüman, Malouda’da keza bu yönde düşünen bir Müslüman…
İsrail’li Avram Grant’ten futbol adına da olsa alacakları direktifleri, ona hoca demeyi sanırım içlerine sindiremedikleri için isyan ettiler. Bilindiği gibi İsrail’e ve Siyonist felsefeye tüm dünyada, Müslümanlarca büyük nefret hakim, hatta İsrail’in tüm dünyayı ele geçiren ırkçılık yapan bir ülke olduğu düşünülüyor.

Çok değil ligimizin başında neler oldu hatırlayalım; Tatil edilen Trabzonspor-Sivasspor maçında çıkan olayları hatırlayın, Trabzonspor’un Mısırlı futbolcusu Ayman sakin bir pozisyonda Sivasspor’un İsrail’li futbolcusu Balili’ye tabanla sakatlayacak şekilde sert darbede bulunurken pekte futbol kuralları içinde bir müdahele değildi bu…Balili İsrail’li,Ayman’da Müslüman, yani Müslüman’ların İsrail’e olan nefreti futbol sahalarına da yansımış durumda…
Her şey bir yana Avram Grant’in gelişine en çok sevinen futbolculardan biri takımın bir diğer İsrail’lisi defans oyuncusu Tal Ben Haim olacaktır.Konuyu toparlamak gerekirse,Sun gazetesinin iddiasına bende iddiamla yorumda bulundum,yani benim düşüncem Chelsea’de futbolun içine din karışabilir, elbette ki bu bir teoridir, benim fikrimdir.Bekleyip göreceğiz, ancak teori bitmez,bir tane daha söyleyeyim kapatayım,Abramovich’de ki bu İsrail’li sevgisi de nerden geliyor böyle?
Avram Grant Başarılı Olamaz mı?
Manchester United maçında ki Avram Grant’li Chelsea,şunu gösterdi ki, yaşananlar futbolculara futbol oynamaları gerektiğini unutturmamış, yani bir kaç sezondur oturmuş olan bir futbol mantaliteleri vardı..Mourinho’suz 5 günde bunları unutmamışlar ve dağılmamışlardı.Kesinlikle iyi mücadele ettiler ve oynadılar. ourinho’nun gidişi hiç kuşkusuz moral men çok etkilemiş fakat profesyonellikleri gereği futbolu unutturmamış…
Mourinho’nun kaptan Terry ve Lampard’a takım içinde maksimum yetki vermesi ile bu oyuncular ulusal takımda saygın bir yer edinmişti.Bu bakımdan bakıldığında Lampard ve Terry’nin de Mourinho’nun ayrılmasından dolayı oldukça huzursuz olabilirler. Çünkü takımın iki kaptanını kendine bağlaması takım içinde büyük motive sağladı,kendisinin olmadığı yerde onu adeta Terry ve Lampard temsil etti,mesela sahada,veya bir restaruant veya barda vakit geçirirken,futbolcuları doğru şekilde yönlendirdiler, sınırlarını hatırlattılar. Özellikle Terry’nin Mourinho’ya aşırının üstünde bir bağlılığı var. Sahada ki Mourinho Terry’ydi,ikizi gibiydi, kibirliliğiyle bile...İki futbolcuda Mourinho ile vitrine çıkmış olmaları gerçeğini reddedemezler. Lampard’a takım içerisinde fazla sorumluluk vererek serbestçe oynamasını sundu ve Lampard Chelsea tarihine geçme başarısını da yakaladı.

Her şey bir yana Jose Mourinho motive konusunda müthiş bir ustaydı..Fakat şimdi Chelsea başında ahçı yokken garsonlar nasıl bir menü ayarlayacak merakla bekliyorum..Yani Jose Mourinho’nun kalitesini tartışmak kesinlikle kimseye yakışmaz. Ve Chelsea bir bocalama yaşayabilir ancak Mourinho’nun son zamanlarda ki sistemi bence tartışmalıydı. Elinde ki mevcut oyunculara göre oynattığı sistem.ligde ve Şampiyonlar Liginde farklı olabilirdi ya da sisteme göre oyuncu alabilirdi.Söylemek istediğim şudur;yani sistemde Drogba işlerken Sheva işlemedi.Obi Mikel işlerken Ballack işlemedi. Aslında Mourinho’nun misyonu tamamlandı bir bakıma, patron Abramovich’e yaptığı kaprisler,her maç öncesi rakip takım hocalarıyla girdiği negatif diyaloglar. Uefa ve Şampiyonlar liginde ki rakiplerle söylediği ithamlar.Yani Mourinho takımda saygınlığı bir sezonda almadı fakat bu tür kaprislerle yavaşça yitirmeye başlamıştı.Çünkü kulüp büyük oynuyordu ve Mourinho’nun bazı kaprisleri büyük takım hocasına yakıştırılmıyordu.Onun farkı belki buydu ama işleri rayından çıkardı biraz... Kısacası teknik yönden bakacak olursak, Abramovich doğru yaptı diyebilirim, Mourinho’nun gönderilmesi teknik anlamda doğru bir karardı,fakat ya sonra? Mourinho’nun yerine gelen Grant bu boşluğu tam anlamıyla doldurabilecek mi?

Avram Grant’in Chelsea’de uygulatacağı sistemi biraz farklı...
Chelsea kadrosu,Grant’in sistemine uygun bir yapıda ama bu sistemi benimsetmek zaman alacaktır.Sonuçta futbolcular robot değiller, tek tuşla komut uygulacak kadar yapay değiller. Eski sistemlerini kolay unutamazlar, elbette ayaklar eski sisteme gidecektir bir süre....
Grant ,Mourinho’ya oranla topu daha yerden oynatacak bir sistem kullanıyor. Formasyon olarak 4-3-3 veya 4-4-2’yi benimser.Fakat öncelikli tercihi 4-2-2 ‘dir ,daha sağlam ve daha balansı olan bir anlayışta, pas dağılımı hızlı ve seri olur.Hızlı bir orta saha, iki pasla veya duvar paslarıyla rakip kale civarında forvetler tarafından değerlendirilmesini ister. Genelde bir veya iki pasla kaleye giden bir anlayışı vardır,bu da en hızlı şekilde pozisyona girme manasını taşıyor. Mourinho ise kanatları kullanarak, kanatlardan bindirme ve kesme yaptırıyordu.Yani farklı mantaliteler de olan hocalar.Fakat şunu rahatça söyleyebiliriz ki Avram Grant kaliteli bir hoca ,belki Abramovich’le kurduğu sıkı dostlukla göreve gelmiş olabilir ama futbol zekası ve bilgisi üst düzey...
Abramovich’in onu tercihinde ki en büyük nedenlerden biride,tarzının göze hoş gelen futbol oynatma isteğinde olmasıdır. Zira Grant Dünya Kupası 2006 elemelerinde İsrail’e pozitif bir futbol oynatmıştı.Tarzı tamamen göze hoş gelen bir futbol oynama üzerinedir. Akabinde ulusal takımla son anda ,son maçta gol farkıyla finallere kalmayı kaçırdı İsrail ama eleştiriler pozitif yöndeydi..
Jose Mourinho ise geçen yılbaşından beri çok sistemcilik yaptı ki artık açıklamalarında bile bir sistem bakışı vardı,yani bence sistem diye diye Chelsea’nin vasat bir görüntü çizmesini sağladı istemeyerekte olsa... Grant ise Terim gibi Spalletti gibi hücumu seven ve izleyenlere keyif veren bir hoca oldu hep...
Spor Basını Terbiyesiz
Ahmet Çakar’ın ‘Spor basını terbiyesiz’ sözü ortalığı karıştırdı. Spor medyasının önemli temsilcileri hep bir ağızdan Çakar’a sığ da olsa tepki verdiler.Bu lafı Emre Belözoğlu söylese neler olurdu,neler yaparlardı kestiremiyorum ama çok ağır olurdu. Emre Belözoğlu'nun Macaristan maçında basın tribüne ki bir kişiye doğru yaptığı kol hareketi gündeme bomba gibi düştü.Tüm basın tepki verdi,üstüne alınan alınmayan herkes bir şeyler söyleme gereği mi hissetti nedir Emre’yi karalama kampanyası başlattılar.Fanatik derece spor kurumlarının başkanı olan tanınan isimler korkunç şeyler yazdılar. Efendim basın tribününe yapmış bu hareketi de ,hayatının hatasıymış, milli takımı bırakması gerekmiş,terbiyesizmiş, böyle bir oyuncunun milli takımda oynamaması lazım gerekiyormuş,şöyleymiş böyleymiş...

Ama şunu iyi biliyorum ki Emre o hareketi rakip takım taraftarına veya kendisine küfür eden bir Türk taraftara yapsaydı,basın Emre için bu kadar yaygara koparmazdı..
Bu olaylar bana Ümit Davala’nın İzmir’de kendisini eğlenirken görüntüleyen bir magazin muhabirini dövüşünü hatırlattı.O günler Galatasaray formasıyla mücadele eden Ümit Davala’ya karalama kampanyası başlatılmış,dava açılmış,futboldan soğutulmuştu.Şimdi benzer bir durum Emre için geçerli...
Malta maçından sonra Terim için başlatılan linç kampanyası Emre’yle devam etti.Elbette Emre'nin hareketini onaylamanın mümkünatı yok. Fakat haftalardır sakat olduğu halde, Türkiye Milli takımının menfaati uğruna ve Newcastle Menajeri Sam Alldryce'ın sakatlığnın yeni geçtiğini belirtip gitmemesi gerektiği yönündeki uyarılarına rağmen,gelip futbolunu oynayan bir futbolcuyu linç etmeye kalkmak,Türk Milli Takımından Aforoz edilmesini önermek hakikaten büyük terbiyesizlik ve mesleki anlamda bağdaşmayacak bir tutumdu.
Ben bu düşüncemi Emre'ye linç kampanyası başlatanlar için düşünüyorum, tüm spor basınını kapsamıyor elbette,fakat herkes şunu iyi bilmelidir ve görmelidir ki; Emre Belözoğlu'na hem Newcastle menajeri hem de taraftarları çok büyük kızgınlık içindeler.Nedenini bilemezsiniz çünkü yanlı olan spor basını bunları Emre'yi linç etmek adına yazmadı.Newcastle kanadının Emre'ye kızgınlığına gelince;Emre haftalardır sakattı,tedavisi titizlikle yapıldı,iyileşti,doğru dürüst idmana çıkmadan,milli takıma gitmemesi yönünde ki uyarılara rağmen ülkesi için Milli takım kampına katıldı.
Tekrar sakatlanabilirdi çünkü Newcastle kulübü sakatlıklardan yana çok talihsiz ve canı yanan bir kulüp...Emre bu psikolojiyle geldi, yani ben ülkem için varım denilmesi için,ülkesine olan imanını kanıtlar şekilde gelmişti, Newcastle kanadı çok kızdı,tedavi masraflarını ödediler,maaşını verdiler ve Emre Türk milli takımı için onları hiçe saydı.Elbette Newcastle haklı ama Emre Milli takıma gelmeyi kendi menfaati için seçmedi.Bir spor servisi bile bu gerçeği kamu oyuna yansıtmadı.Herkes vurun Emre'ye mantığıyla saldırdı.
Hatta o kadar ileri gittiler ki Emre'nin Fatih Terim'in damadı olacağı yalanını bile yazmaktan çekinmediler,amaç Emre'yi Terim'in torpillisi gibi göstermek,Emre'nin gölgesinden Terim'e de vurmak olunca hiç çekinmediler.Maalesef bu iddiayı ortaya atanda tüm spor basınında ki yazarlara başkanlık yapan yetkili bireydi.Bu kadar büyük bir nefreti hiç bir ülkede görmek mümkün olmayabilir ama biz bunları görmüş bulunduk.
Türk Milli Takımı için ter döken ,dünyanın en büyük 3 futbol ülkesinden birinde forma giyen ,dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri olan Pele tarafından, yaşayan en büyük 125 üst düzey yetenekli futbolcu listesinde adı Fifa'nın Resmi arşivine reklenmiş bir elmastan,bir yetenekten,bir futbolcudan bashettiğinizin farkındamısınız spor basını? Peki Spor basını ne yaptı, Emre'ye teşekkür etmesi gerekirken eleştirdi,zaten Milli Takım kampına kulübüyle ters düşerek gelen Emre böylece patlamış oldu ve sonunda o kötü kol hareketini yaptı,hareket yanlıştı ama bir bakıma da basın bunu haketti.
Ahmet Çakar terbiyesizlikle itham ederken kimlerin ne şekilde kulağını çınlattı bilemiyorum fakat Dünya klasmanında ilk 21 içinde olan Türkiye A Milli Futbol takımının hocasının ,üstelik bu 21 ülkenin hocaları içinde Fatih Terim en az maaşı alan hocalardan biridir , kendi ülkesinin hocasının maaşını masaya yatırıp dosta düşmana sakız yaptıranlar hakikaten terbiyesizlik yapıyor.
Bu futbolu yazmak değildir bu düpedüz Ahmet Çakar'ın da dediği gibi TERBİYESİZLİKTİR....
E-mail: koraydusova@turksportal.net
Yazılım ve Tasarım: Turksportal İnternet Grubu
Hakkımızda | Reklam | Kullanıcı Sözleşmesi | Haber Paylaşım Servisi
Alt/Kardeş Sitelerimiz: Football Manager | Futbol | Forum | Canlı Skorlar ve Haftalık İddaa Programı | Futbol Oyunları | Maviboyut
Bu siteyi ziyaret eden herkes kullanıcı sözleşmesindeki şartları koşulsuz olarak kabul etmiş sayılır.
Turksportal.net en iyi 1024*768 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir. Microsoft İnternet Explorer 6.0, Opera 9 ve Mozilla 1.7 tarayıcılarında test edilmiştir.
Bu site XHTML 1.0 ve CSS 2.0 kurallarına uygun kodlanmıştır.
Bu sayfa 0,016 saniyede oluşturuldu.

06.04.2008 20:49:33
06.04.2008 20:48:18
06.04.2008 20:45:49