





![]() |
Spartak Moscow - Amkar : 1-1Rusya liginde oynanan Spartak Moscow - Amkar : 1-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:49:33 |
![]() |
Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1Almanya liginde oynanan Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:48:18 |
![]() |
Bayern Munchen - Bochum : 3-1Almanya liginde oynanan Bayern Munchen - Bochum : 3-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:46:59 |
![]() |
Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1İngiltere liginde oynanan Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:45:49 |
![]() |
Everton - Derby County : 1-0İngiltere liginde oynanan Everton - Derby County : 1-0 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız 06.04.2008 20:44:12 |
| 1. | Cimbom Antremanında Gol Şov |
| 2. | Bafetimbi Gomis’e Fenerbahçe Kancası |
| 3. | Bobo´nun Talibi Çok |
| 4. | Hastaneden Kaçtı Florya’yı Bastı |
| 5. | Sivasspor Ezberliyor |
Fatma Akkurt, Süreyya Ayhan'a Destek Verdi
Yıllardır FIFA’ya bağlı olarak futbol hakemliği yapan Amerika'da ki gururumuz Fatma Akkurt’u sizlere tanıtmıştım daha önce... Amerika’nın ilk Türk hakemi,azmi ve sağlam duruşuyla Amerika Ligi'ni yöneten bir Türk bayan,çalışan ve sporcu kadın kitlenin en çarpıcı temsilcilerinden biri...

Süreyya Ayhan’ın ABD'de kamp yaptığı sırada uygulanan doping kontrollerinde iki yasaklı madde kullandığı tespit edilmişti. Geçen hafta, Eşi ve antrenörü Yücel Kop ile beraber Ankara'da basın toplantısı düzenlemişti … Fatma Akkurt’la geçenlerde kendisi ile yaptığımız sohbet sırasında tıpkı kendisi gibi sporcu bir bayan olan Süreyya Ayhan’ın yaşadıklarına çok üzüldüğünü ve onun arkasında olmamız gerektiğini söyledi.
Fatma Akkurt’ta eski bir atletizmci,Süreyya Ayhan’ı en iyi anlayacak insanlardan birisi,bakın Fatma Akkurt ne düşünüyor;
''Atletizme 1986 yılında başladım ve 21 senedir aktif olarak spor yapıyorum , sayısız yarışmalara katıldım ,yurt içi ve yurt dışı maçlar yönettim. Spor eğitimi aldım ,bu alanda master yaptım ve doktora çalışmalarım devam ediyor.
Dünyada sporcular, özellikle uluslararası düzeyde spor yapanlar çok daha itinalı ve titiz antrenman programları yapmak zorundalar ki dünya da futbol dahil her alanda sporcular doping yapmaktadırlar. Bunu bütün üst düzeydeki sporcular bilir ve açıklanmaz .Doping maddeleri saymakla bitmez ama bu konuda uzman olmadığım için yanlış bilgi vermek istemiyorum.Fakat sporcuların yakalanmamak için metotları vardır.Özelikle atletizm gibi uzun soluklu antrenman sistemi olan bir spor dalının sporcuları gibi… Atletizm de pist yarışmaları ve kış sezonu yarışmalarının antrenmanları bile farklıdır. Atletizmde Dünya ve Avrupa şampiyonları iki yılda bir yapılır. Olimpiyatlar ise dört yılda bir yapılır.Ama sporcular açısından Dünya ve Avrupa şampiyonaları ile olimpiyat aynı yıl yapılmaz.
Üst düzey bir sporcu bir ya da iki yıl boyunca bu yarışmalara hazırlanır ve kampa girer. Büyük yarışmaların yapılacağı ülkelerin yada kıtaların iklim koşullarına uygun olarak da sporcular kamplarını ona göre ayarlar ve yapmak zorundalar. Çünkü insan vücudu çok hassastır.Buna birde yarışmanın stresi eklenince kazanacağı yarışmayı kaybedebilir ve bütün hazırlıklar havaya uçar.Daha öncede dediğim gibi dünyada üst düzeyde doping yapmayan sporcu yok gibidir.Ama bu sporcular akıllı sporculardır. Yani kontrolde yakalanmazlar yada ülkelerin ne kadar güçlü olduğuna bakılarak kontrolde pas geçilirler. 1991 yılında Atletizm dalında Türkiye’de yapılan balkan şampiyonasında 7. oldum ve beni kontrole aldılar.Genelde sporcular kontrole rast gele alınır.Ama büyük yarışmalarda ise ilk üç dereceye giren sporcular kesin kontrole alınır.
Eğer Süreyya Ayhan dopingli olsaydı niye Dünya ikincisi olduğunda yakalanmadı yada Avrupa şampiyonasında yakalanmadı.
Demek ki bu kız doping yapmıyor ,yada yakalanmadı diyelim sonraki yıl olimpiyata kadar ilaç almayı kesmelidir ki yarışmalarda kontrollerde temiz çıksın.Bazı ilaçların vücutta kalma süreleri 8 ay ile 1 yıldır. Sporcu bir yıl dinlenmeye geçer ama antrenmanlar devam etmektedir.İşte o iki yıl arasında ilaç almayı geç bıraktığı an yakalanma riski artar.Bu durumda devreye ülke bakanları, atletizm federasyon yetkilileri girmektedir. Sporcularını ve ülke prestijini korumak için Yunanistan’ı örnek verebilirim. Balkan şampiyonalarına bazen doping kontrol istasyonu kurar, bazen kurmaz.Bunu kendi sporcusuna göre yapar. Kontrollerde kendi sporcusunu yakalasa dahi açıklamaz zaten sporcuyu bilgilendirmek için yapar.Bu dikkat et hala temiz değilsin anlamındadır.Ama başka ülkenin sporcusunu yakaladığı zaman açıklamayı uluslararası düzeye taşır.1990-1998 yılları arasında ülkemizde sürekli Bulgar ve Rus sporcular gelirdi.Kısa süre kalıp başka ülkeye kampa giderdi sonradan öğrendim ki doping yetkililerinden kaçıyorlarmış ama bunu size başka ülkeye geçin diye haber veren kendi ülkenizdeki federasyon yetkilileri yani ülkeniz sizi koruyor ama yetkililere de nerde olduğunuzu söylemek zorundalar.Zaten bu oyunu doping yetkilileri de biliyor.Süreyya Ayhan doping kullanmış olsa da destekliyorum kullanmasa da destekliyorum.Dünyada yapmayan sporcu yok ki,bu yüzden onun yaptığına inanmıyorum.Süreyya da basın toplantısında hiç bir sporcu yarışmaya 1 yıl kala ilaç almaz diyor ki doğrudur. Süreyya Ayhan gelmiş geçmiş en büyük genç kadın sporcu ,Türkiye de kadını yani bizi temsil ediyor.Ben Ayhan’ nın sonuna kadar desteklenmesinden yanayım bu konuda sayın spor bakanımız olumlu yanıt verdi ama bunu önce atletizm federasyon başkanımız Sayın Mehmet Terzi’ den beklerdim.Kendisi yılların eskitemediği iyi bir maratoncudur.Onun daha iyi anlaması gerektiğine inanıyorum. Ama bu beklediğimiz destek gelmedi ve ceza kuruluna sevk edildiler .Bence birileri Süreyya Ayhan’ı değil Türk atletizmini cezalandırıyor.
Bu Yunanistan Forması mı? İsrail Forması mı ?
Türk Milli Futbol Takımı’nın sponsoru Nike, dış sahada giyilmek üzere millilerimiz için yepyeni bir forma tasarladı. Neymiş bu forma desek ve yayınlanan basın bültenine baksak ne denilmiş? ‘’Bundan böyle Türk Milli Futbol Takımı, deplasman maçlarına Türkiye’nin geleneksel mimarisinin en önemli unsurlarından çinilerin rengi olarak bilinen ve tüm dünyada adı Türk halkı ile birlikte anılan turkuaz renkli formalarla çıkacak.’’

Efendim Türk kültürünün simge rengi turkuaz tonları ile beyazın bir arada kullanıldığı yeni formaymış.
Bize tarih dersini yanlışmı okuttular okullarda?
Bizim simge rengimiz ne zamandan beri ana rengi mavi olan turkuaz renk oldu?
Bizim rengimiz tüm Dünya üzerinde bilindiği şekilde Kırmızı-Beyaz değil midir?
Bu ne büyük bir hakarettir Türk Kültürüne! Bizim rengimiz mavimidir?
Biz Yunanistan’ mıyız? Biz İsrail’ miyiz? Biz İtalya’ mıyız?
Biz Mavi-Beyaz nasıl oluruz?
Mavi Beyaz Yunanistan’dır, İsrail’dir , İtalya’dır!
Bizim rengimiz asırlardan beri kırmızı beyazdır.Nike firması nasıl oluyor da bizim rengimizi bu şekilde tanzim ediyor.Buna nasıl oluyor da ses çıkartılmıyor.Bir ülkenin bayrağında ki yüzyıllardır süregelen rengini değiştirmek bu kadar kolay mı?
Buna nasıl ses çıkartılmaz,maneviyatımıza yapılan bir saldırıdır bu,basit bir şey değildir,bunu kabullenenleri açıkçası ağır şekilde kınamaktayım.
Gelelim formanın diğer özelliğine;formanın üst kısmı beyaz üzerine turkuaz tonda modern bir yaka ile omuzlardan ve her iki koldan aşağıya inen turkuaz ince şeritten oluşuyor. Göğsün sol tarafında ise Türk bayrağı yer alıyor. Boynun arka kısmında “Türkiye” yazısı, iç kısmında ise ülkenin çeşitli tarihi eserlerindeki çini desenlerinden esinlenmiş geleneksel Türk mozaiği yer alıyor. Tamamen turkuaz renkte tasarlanan dış saha şortlarının yanı sıra üst kısmında ince beyaz şeritlerin bulunduğu turkuaz renkli çoraplar da yeni formanın en önemli parçalarıymış. Formaların üzerinde yer alan numaralar ve harfler Türkçe karakterlerle yazılmış olup yine Türkiye’nin tipik mimari ve tekstil tasarımlarının derin izlerini taşıyormuş...
Apaçık bir şekilde rengimizi değiştirip bizi aldatmaya kalkıyorlar. İşte bakın sizin renginizi koyduk,görmüyormusunuz tarihi kültürünüzün rengi turkuaz-mavidir , sizin tekstil stilinizi koyduk,Türk mozaiği oldu,ne kadar harika ,ne kadar entellektüel ve Türkçe karakter kullanarak hazırladık gibi bir sürü safsata etken sayarak yutturmaya çalışıyorlar. Bunu nasıl içimize sindireceğiz , inanılır gibi değil. Amerika nasıl askerimizin başına çuval geçirdiyse, Amerikan firması Nike'ta futbolcumuzun başına 2. bir Amerikan çuvalını bu formayla geçirmiştir kanımca! Bu forma bizim futbolcumuzun üstüne geçirilmiş bir çuvaldır evet, Meclis bu konuyu gündeme getirmeli ve tartışmaya açmalıdır!
Hakan Şükür Amerika’ya Gitmek İstiyor

2004 sezonu bittiğinde,yani 2005 yılı yaz ayında,Galatasaray’da Hagi’nin görevine son verildiği sıralarda,bağlı bulunduğum futbolcu acentası olarak Hakan Şükür’ün takımdan ayrılacağı ve yurtdışında kulüp aradığı yönünde duyumlar almıştık.Hemen Hakan Şükür’den kendisine kulüp bulma konusunda yardımcı olabileceğimizi belirtip şirket adına yetki almak istedik.Kendisiyle o dönem Katar’dan ismini vermeyi lüzum görmediğim 2 kulüp ilgileniyordu.Teklifleride maddi açıdan şaşkınlık uyandıracak şekildeydi.Bu kulüplerle kendisi adına görüşebileceğimizi belirtip yetki istedik.Hakan Şükür ise teşekkür ettiğini fakat ayrıldığı takdirde kesinlikle Katar’a veya bir başka Arap ülkelsine gitmeyeceğini belirtti.
Şimdi aradan 3 yıl geçti, Hakan Şükür yine mutsuz ve ayrılması gündemde,biz o günlerde kendisinin Amerika’ya transfer olmak istediğini anlayamadık ama şimdi duyduğumuz kadarıyla Hakan Şükür gerçektende Amerika’da futbol yaşamına devam etmek istiyordu. Nedeni ise çok basitti, daha önce kendisinin nikah şahitliğini de yapmış olan gönül bağlılığı bulunduğu onun muhterem hocası Fettullah Gülen’in de Amerika’da yaşıyor oluşu da bu tercihte baş faktör…
Beşiktaş Transfere Hayrettin'le Başladı
Bir takım düşünün,sezon başından beri futbolcuları paralarını alamamış, hocası,başkanı hepsi bir kolej ortamı yaratmış ve kulübü ayakta tutmaya çalışıyorlar.Ve yine o kulübün lig lideri olduğunu düşünün.Bu kulübün adını şimdi de Sivasspor olarak koyun...
Sivasspor'un sırtında bir kambur gibi duran maddi krizi aşmak adına yapması gereken tek şansı var.Kadrosunda ki kaliteli isimlerden bir kaçını satmak.7 milyon taraftara sahip bir kulübün maddi destek bulamaması da ya yönetim başarısızlığı ya da büyük bir kısmetsizlik...
Ocak ayı ara transfer döneminde Takımda bazı taşları yerinden oynatacak olan Beşiktaş yönetimide Sivasspor'da ki performansı ile A milli takıma kadar yükselen Hayrettin Yerlikaya için hem Sivasspor hem de futbolcuyla anlaşmış durumda,bu transferin Ocak ayında gerçekleşeceğini artık rahatlıkla dile getirmekte fayda var.Benim fikriyatıma göre bu transfer Beşiktaş açısından çok fayda sağlayacak bir hamledir.Ertuğrul Sağlam'ın sisteminde kaptan Üzülmez'den fazla randıman alamaması ve bu futbolcunun alternatifinin olmayışı bu transferi tetikleyen en önemli etken.Kaldı ki basında İbrahim Üzülmez'in yaşından dolayı gönderileceği söz konusu ediliyor.Ben böyle bir durumun olacağını sanmıyorum,yaş konusunda takıntılı olan yönetimler ve kulüpler değil,sadece ve sadece bizim medyamızdır.Sadece Beşiktaş sol kanadına kaliteli bir ismi takviye etti hepsi bu...
Sivasspor'a gelince; maddi darboğaz yüzünden Hayrettin'i vermek zorunda kaldılar,bize çok keyifli bir futbol izleten bu takım umarım ki oyuncuların ayrılmasıyla futbolundan ödün vermez,fakat devamı da gelebilir,kim mi? Mehmet Yıldız...
Hayrola Sizlere Ne Oluyor?

Onların işi,politikanın nabzını tutup yorumlarını gazetelerdeki köşeleri aracılığıyla okurlara aktarmak. Ama bazen politika harici bir konu da gündemin tepesine oturuyor. Onlar da futbola meraklı, futbol üzerinde düşünen kişiler olduğu için köşelerini bu konuya ayırmayı seçiyor. Siyaset Yazarlarından bahsediyorum,Ağız birliği etmiş gibi "Futbol yazarı değilim, uzmanlık alanım değil" deseler de, futbol yazmaya pek bir meraklılar son zamanlarda! Elbette sadece onlar değil,şarkıcı,türkücü,sanatçı, radyocu, herkes futbol yazmaya meraklı,neden çünkü herkes futbolu biliyor,bu öyle basit bir spor dalı ki çocuk bile anlar futboldan!
Düşünce kulvarları farklı olan değerli yazarlar hayırdır yahu? Türkiye basınında futbol yazacak,konuşacak kimse kalmadı mı? Siz neden uzmanı olduğunuz kulvarı bir kenara itip futbol yazıp konuşmaya başladınız?
Hürriyet'in "BÜYÜK YAZARI" Yılmaz Özdil;Hayırdır? Futbol yazarı kıtlığımı var? Siz neden futbol yazmaya başladınız?
Mehmet Yakup Yılmaz Bey efendi; 90 Dakika programında futbol konuşacağınıza,uzmanı olduğunuz siyasi konularda bir programda sizi izlesek daha şık olmaz mı?
Sayın Cengiz Çandar;Siz ki Referans Gazetesi gibi ekonomi dalında yayın yapan bir gazetenin baş yazarısınız,hiç mi futbol konuşacak,yazacak kimse kalmadı bu piyasada da siz futbola el attınız?
Sayın Hasan Cemal; Siz ki önemli bir yazarsınız,önemli eserleriniz var,aynı soru size sorulmalı! Neden futbol yazma gereği duyuyorsunuz?
Ercan Saatçi Bey; Sizin müzisyen olduğunuzu bilmeyen yok, Ne Nasıl yani? Futbol konusunda siz farklı kulvarların uzmanları futbolu en iyi biliyorsunuz öyle mi?
Profesör Deniz Gökçe Bey; Köşe yazarlığı, TV programcılığı ve üniversite hocalığı yapıyorsunuz ,ah efendim ne güzel ne hoş,ne kadar entellektüel… Peki ya siz sayın hocam bu kadar işinizin içinde futbol konuşma ihtiyacı neden hissediyorsunuz? Başka adam kalmadı mı futbol değerlendirecek? Üstüne üstlük koskoca profesör olarak iddaa-bahis programı yapmanız hiç şık değil!
Cem Arslan; Best Fm’den herkesin tanıdığı meşhur sunucu beyefendi… İşi gücü bırakmış Fox TV’de futbol programında yorumculuk yapıyor,helal olsun ne denilebilir ki?
Medya önemli bir faktördür. Geniş halk kitlelerinin beyinlerini yıkamak için güçlü bir silah olarak da kullanılabilir. Futbol dalında uzmanlaşmamış insanların futbol gündemini belirleyip medyanın başında oturması Futbolumuzun neden gerilediğinin de apaçık bir delilidir. Kahvede,bağda ,bahçede oturan gazete okuyan Tv izleyen insan futbol konusunda uzmanlaşmamış insanların düşüncelerine kanabilir, okudukça dolabilir,sonuçta maça gidip, tribünde bunu yansıtabilir. Medya ise her başarısızlıktan ve kaos ortamından sonra sonra 3 maymunu oynar ve başarısızlıkta pay sahibi olup olmadığı konusunda kendi kendini yargılamaktan kaçınır.Soruyorum işte,sizin uzmanlığınız ne? Ne yazıyorsunuz? Pekala Dusova Bey,siz neden yazıyorsunuz siz uzman mısınız diye soracak olursanız cevabım şudur;Ben yazarım veya uzmanım diye hiç telaffuz etmedim ki…
E-mail: koraydusova@turksportal.net
Yazılım ve Tasarım: Turksportal İnternet Grubu
Hakkımızda | Reklam | Kullanıcı Sözleşmesi | Haber Paylaşım Servisi
Alt/Kardeş Sitelerimiz: Football Manager | Futbol | Forum | Canlı Skorlar ve Haftalık İddaa Programı | Futbol Oyunları | Maviboyut
Bu siteyi ziyaret eden herkes kullanıcı sözleşmesindeki şartları koşulsuz olarak kabul etmiş sayılır.
Turksportal.net en iyi 1024*768 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir. Microsoft İnternet Explorer 6.0, Opera 9 ve Mozilla 1.7 tarayıcılarında test edilmiştir.
Bu site XHTML 1.0 ve CSS 2.0 kurallarına uygun kodlanmıştır.
Bu sayfa 0,016 saniyede oluşturuldu.

06.04.2008 20:49:33
06.04.2008 20:48:18
06.04.2008 20:45:49