Toplam Üye:145528
Futbol Ana Sayfa Üyelik Kaydı
Turksportal Futbol
Yükleniyor...
Türkiye
Fortis Türkiye Kupası
Dünya Ligleri
Uluslararası Kupalar
Arama

* Turksportal Arama işlemleri Google.com arama altyapısı ile yapılmaktadır.
Goller

Spartak Moscow - Amkar : 1-1

Rusya liginde oynanan Spartak Moscow - Amkar : 1-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız
06.04.2008 20:49:33

Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1

Almanya liginde oynanan Borussia Dortmund - Bayer Leverkusen : 2-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız
06.04.2008 20:48:18

Bayern Munchen - Bochum : 3-1

Almanya liginde oynanan Bayern Munchen - Bochum : 3-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız
06.04.2008 20:46:59

Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1

İngiltere liginde oynanan Barnsley - Cardiff City (FA Cup) : 0-1 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız
06.04.2008 20:45:49

Everton - Derby County : 1-0

İngiltere liginde oynanan Everton - Derby County : 1-0 maçının tüm gollerini izlemek için tıklayınız
06.04.2008 20:44:12
Tüm Golleri İzle

İşbirlikçi Kulüpler

25.01.2008 | 

Koray Düşova yazdı

Dünya kulüplerinin altyapı stratejilerini son yıllarda değiştiği bir gerçek, artık kendi altyapısından futbolcu yetiştirme konusunda kulüpler kurdukları ekipman sayesinde dünya çapındaki gelecek vaat eden 12-16 yaş arası oyuncuları tespit edip kulüp bünyesine katmaya çalışıyorlar. Yeni stratejileri, potansiyeli yüksek çocuk yaştaki futbolcuları tespit edip kendi altyapı tesislerinde geliştirmek ve 18 yaşına gelmeden forma şansı vererek maç kondisyonlarını arttırarak takıma katkıda bulunmasını sağlamak.Yani sahada pişirmek mantığı...

 

 

 

 

 

 

 
 
Barcelona bu işi en iyi yapan kulüplerden biri...
 
 
Bu sezon kadrosunda dikkat çeken Gio Dos Santos(yaş 18) ve Bojan Krkic'i(yaş 17) 12'li yaşlarda tespit edip,kendisine bağlı olan Barcelona C ve Barcelona B'de sürekli oynatarak pişirdi. Beşiktaş'ın altyapısında bulunan 12 yaşında ki Muhammed Demirci'de bu sistem içinde Barcelona tarafından denenmeye alınmıştı.Fakat Beşiktaş'ın yüksek bonservis talep etmesi sonucu Muhammed'in Krkic ve Dos Santos gibi pişmesi ihtimali kayboldu.Kulüpler oynatarak pişirme sistemini , kadroları şişkin  olduğu zaman devreye kendilerine bağlı olan (ülkemizde pilot takım tabiri ile anılan) stratejik ortaklık yaptıkları kulüpleri devreye sokarak uyguluyorlar. Alt yapısı makine gibi işleyen , tesisleşme de vizyona çıkmış kulüpler , hem alttan gelen diğer gençlerin önünün tıkamamak hem de gerçekten sahada pişmesi için kiralık olarak genç yıldızları diğer takımlara yollayabiliyor. Bu dost kulüplerle oyuncuların kiralandığı ulusal ortaklıklar yapılıyor, pilot olarak kullanılacak yani anlaşmalı takımlara gönderilecek oyuncular gönderiliyor, anlaşmada gönderilen kulübün oynatma zorunluluğu olmuyor  fakat istenildiği an geri çağırılabileceği belirtiliyor. Bir başka anlaşmaya göre dev kulüpler kendilerine bağladıkları kulüplerin kaliteli yıldızlarını bir başka kulüpten önce satın alma opsiyonuna sahip oluyor.
 
 
Mesela Chelsea ,PSV ile stratejik ortaklığı bulunduğundan Robben, Kezman ve Alex 'i diğer talipleri olmasına rağmen öncelik hakkı kendilerinde bulunduğu için PSV'nin istediği rakamı vererek transfer etti,gelecekte de bu anlaşma doğrultusunda transferler devam edebilir.
 
 
Kulüplerle yapılan stratejik ortaklıklar sadece oyuncu alıp vermekle sınırlı kalmıyor.Büyük kulüpler dış ülkelerde ki ortaklık yaptıkları kulüpleri her yıl kamp dönemi ziyarete gidebiliyor ve dostluk maçı yapabiliyor.Mesela Bayern Münih, Japonya'nın Urawa Reds kulübüyle stratejik ortaklık anlaşması yaptı ve bir nevi dost oldular. Bu dostluk kadim oldu hatta Urawa Reds resmi sitesinde en tepede Bayern Münih sitesinin reklamı dahi bulunuyor. Üstelik Bayern Münih'te Uzakdoğulu veya Urawa'lı hiçbir futbolcu olmamasına rağmen bu anlaşma yapıldı. Bayern bunu neden yaptı? Çünkü her iki kulüpte seyircisi bol kulüpler, Bayern kapalı gişe niteliğinde maçlara çıkan bir kulüp, tüm biletleri tükenen bir kulüp, Urawa'da bu şekilde büyük bir kulüp, deplasmanlara bile kalabalık bir seyirci topluluğuyla giden bir taraftarı var. İki kulübünde stadları mükemmel, ikisinin de popülerliği ülkelerinde zirvede, ikisinin de oyuncuları ve tesisleri birinci sınıf… Bayern kulübü maddi açıdan zor bir dönem yaklaştığını sezmişti.Yeni  bir maddi arayış içerisinde olduğu bir dönemde yaptı bu anlaşmayı yapmaya karar verdi.Şimdi Bayern her yıl buraya maç yapmaya geliyor,fakat sadece Urawa için değil,birkaç maçlık maç paketleri hazırlıyor, böylece Uzakdoğu'yu turlayarak ülkede manşetlere çıkıyor,reklam yapıyor,yüksek miktarda para ve prestij kazanıyor.
 

 

 

 

Avrupanın dev kulüplerinin dünyanın çeşitli bölgelerinde gözlemcileri ve futbol okulları olduğu bilinir.Böylece kulüpler yeni yetenekler bulmakta zorlanmıyorlar. Fenerbahçe'de bu sistemi sessizce uygulayan  kulüplerimizden biri... Zico'nun göreve getirilmesinin altında bu etkenin de olduğu aşikar. Arthur Zico hem ülkesinde hemde Uzakdoğu'da adeta bir efsane.. Zico futbola yaptığı hizmetleriyle de bilinen bir hoca, Rio De Janeiro'da bulunan Centro Futebol De Zico yani Zico'nun kendi yaptırdığı futbol okulunda bunu görmek mümkün. Zico burada Brezilya futboluna gençler yetiştiriyor, Fenerbahçe'nin de menfaati açısından tespit ettiği isimleri Türkiye'ye getirmek istiyor. 2 yıl önce transfer edilen Edmar Mateus Gees De Souza'da bu planlama aşamasında takıma transfer oldu . Fenerbahçe bu futbolcuyu Brezilya'nın Irac takımından Zico ve Fenerbahçe için çalışan dünyaca ünlü menajer Juan Figer'in referansıyla transfer etti. Forvet oynayan Mateus'u pişmesi için bir yıllığına Bursaspor'a kiraladı, futbolcu sezon başında Fenerbahçe'ye geri döndü fakat yabancı oyuncu kontenjanındaki doluluk nedeniyle önce Ankaraspor'a daha sonra Brezilya'nın Coritiba FC takımına kiralandı, dolayısıyla hala Fenerbahçe'nin sözleşmeli futbolcusu... Burada dikkat çeken bir başka hususta Fenerbahçe ve Bursaspor'un arasında yapılan protokol anlaşmaları sonucu stratejik ortaklığı,Levent Kızıl'ın başkanlığı döneminde başlatılan bu dostluk , Bursaspor'a bu sezonki transferleri yapmasında kolaylık sağladı. Renny Vega ve Zuniga'nın transferlerinde Fenerbahçe için çalışan Figer'in lobisi kullanıldı. Kolombiya'nın ünlü oyuncusu Montano ve Meksika'nın gelecek vaat eden kalecisi Guillermo Ochoa'ya da bu lobi sayesinde teklifte bulundular.Kısa vadede başarılı olduğu görünen bu dostluk, ileriye dönük başka işbirliklerinin de temelini oluşturacak gibi görünüyor.Fenerbahçe aynı zamanda Türk Telekom Lig A'da mücadele veren Kartalspor ve Maltepespor ile yaptığı anlaşmalarla bu kulüpleri altyapı konusunda kendisine bağladı.

 

Türk futbolunun en köklü kulüplerinden biri olan İstanbulspor'da sezon başında Beşiktaş'ın pilot takımı oldu. Yapılan anlaşmaya göre Beşiktaş İstanbulspor'a maddi anlamda destekte bulunacak, buna mukabil olarak İstanbulspor'da Beşiktaş'ın belirlediği genç isimleri futbol takımında mecbur olmamak kaydıyla oynatacak.

 

 

2. Fatih Terim döneminde Galatasaray'ında  bu konuda hassas çalışmaları oldu. TFF 3. ligde mücadele eden Beylerbeyi Futbol Kulübünün hisselerinin çoğunluğunu satın aldı. Beylerbeyi'nin hedefleri arasında Galatasaray Altyapısında yetişen oyuncuların bir değer haline gelmelerini sağlayarak Galatasaray'ın transfer yükünü minimize etmek, yabancı oyuncu girdisini azaltmak, oyuncu ihraç eder üretken bir yapı oluşturmak projesinin hayata geçmesi için, Galatasaray'da oynatılamayan oyunculara profesyonel alanda fırsat vermek. Galatasaray ayrıca Slovakya'dan da bir kulüple işbirliği görüşmeleri yapmıştı fakat henüz somut bir adım atılmadı. Bunun dışında Afrika'da da bir kanadı bulunuyor , bir başka bağlantıda Senegal'in önemli kentlerinden biri olan ve aynı ismi taşıyan Saint-Louis kulübü ile... Senegal futbolunun son yıllarda gösterdiği ivmeyi sezen Galatasaray ,bu ülkede genç futbolcuları Saint-Louis kulübü ile işbirliği sayesinde tarıyor. Senegal'in ulusal yıldızı El Hadji Diouf bu kulübün bünyesinden çıkarak Avrupa'ya geldi.

 

 

 

 

İspanyol kulüpleri dünya üzerinde bu sistemi en ciddi uygulayan kulüplerden. Barcelona , birkaç İspanyol kulübüyle işbirliği içinde,bunlardan ikisi kendi kurduğu Barcelona C ve Barcelona B, burada gençlerini oynatıyor. Diğer ortaklık yaptığı kulüpler ise Amposta  ve Hospitalet kulüpleri ,bununla beraber Arjantin'de ki Arsenal De Sarandi kulübü de Barcelona için çalışıyor. Barcelona her yıl için bu kulübe 175 000 dolar yardım yapıyor. Karşılığında bu klüp Barcelona'nın Arjantin'de ki merkeziyle ortak çalışıyor. Barcelona için çalışan bir başka kulüpte İsrail'de ki Beitar Nes Tubruk kulübü...Buraya da her yıl 30.000 dolar yardım yapıyor Barca, çünkü bu kulübün altyapısı üst düzey,anlaşma sonucunda Tubruk genç yeteneklerini Barca'ya yolluyor. Tubruk'un gönderdiği ve şuan Barcelona B takımında bulunan 16 yaşında ki Gai Assulin ileride adından çokça söz ettirecek gibi görünüyor.Çünkü Assulin'i Arsenal ve Chelsea'de istemişti fakat Tubruk ,Barcelona ortaklık içerisinde bulunduğu için bu yeteneği Barcelona'ya verdi.
 
 
Valencia'da  Charlton (İngiltere),İchinomiya Dinosours (Japonya) ,Partizan(Sırbistan) Valencia-B-C ve Racing Santander'le (İspanya) işbirliği yapıyor. Valencia özellikle Santander ile sıkı ilişkiler içerisinde, Santander dünya üzerinde az sayıda olan pivot santraforlardan biri olan 2.02'lik Sırp golcüsü Nikola Zigic'i ortaklığa sadık kalarak Valencia'ya verdi. Diğer kulüplerle de genelde kiralık olarak futbolcu alışverişi yapan Valencia Japonya'da ki işbirliği yaptığı Dinosours kulübüyle de adını Uzakdoğu'da hissettirmeye çalışıyor. Güney Amerika'da müthiş bir futbolcu izleme merkezi kuran Villareal aynı zamanda bütün Arjantin kulüpleriyle iyi ilişkiler içinde,özellikle de Boca Juniors ve Velez Sarsfield...
 
 

 

 

Bir dönem Villareal'a Boca'dan müthiş bir transfer kanalı kurulmuştu.Bu oluşumla beraber Martín Palermo ,Sebastian Battaglia ,Juan Roman Riquelme, Diego Cagna,Barros Schelotto ve Rodolfo Arruabarrena Villareal'de forma giydi.Bununla beraber diğer Arjantin kulüplerinden gelen Arjantinliler'de bu oluşumda yer aldı.Takımın Şili'li teknik direktörü Manuel Pellegrini sayesinde şimdi benzer bir sistem Şili ve Uruguay üzerinden deneniyor. Bu ülkelerden alınan genç futbolculara Villareal B ve C takımlarında forma şansı veriliyor. İspanya'da AB statüsünde oyuncu transferi serbest, AB dışından ise kadroda 3 oyuncu bulundurulabiliyor ve bu 3 oyuncudan ikisi ilk 11'de oynatılabiliyor.Bunun içinde geliştirilen formül 5 yıl boyunca İspanya'da bulunan oyuncular Avrupa vatandaşı statüsü alabiliyor,15 yaşında kulübe gelen bir çocuk 20 yaşında İspanyol kimliği alabiliyor. Dolayısıyla AB dışından gelen oyuncular için koyulan yabancı sınırlamasına takılmıyorlar  ve Villareal  formasına ısıtılıyor.

 

 

 

Real Madrid ise bu işlerde daha sakin çalışan bir kulüp,eğer kadrosuna katmasını gerektiği bir futbolcu var ise parasını ödeyip almayı tercih ediyor. Real sadece maddi açıdan fayda sağlayacak dostluklara sıcak bakıyor.Bunlardan biride Beijing Tiankong (Çin) ile yapılan işbirliği ...Real Madrid her yıl bu kulübe 170,000 dolarlık ödeme yapıyor.bununla beraber tüm gelirler Beijing'e kalmak üzere her yıl Asya'ya gidip dostluk maçı yapıyor.Altyapısında bulunan gençleri de rezerve takımı Real Madrid B , Real Madrid Castilla ve Pozuelo kulüplerine vererek pişiriyor. Atletico Madrid  ve Real Zaragoza'da kendilerine bağladıkları kulüplerle futbolcu alışverişi yapan kulüpler arasında,Atletico Madrdi ;Alcala, Murcia, Maspalomas , Amoros ve Arjantin'den Cadetes'i kullanarak genç yeteneklerini hazırlıyor. Bu kulüplerden Amoros'a her yıl 1,5 milyon euroluk yardım yapıyor.Zaragoza ise İspanya'da Barbastro,Huesca ve Numancia ile işbirlik yapıyor. Bir diğer yabancı ortağı ise Brezilya'nın en büyük kulüplerinden Flamengo...

 

 

 

 

İtalya'da ise sistem değişik işliyor. AB statüsünde yabancı oyuncu transferi serbest, AB statüsü dışından ise bir takım bir sezonda mevcut kadrosuna ilave sadece 1 oyuncu transfer edebiliyor. Karşılığında kadrodan bir AB statüsü dışında oyuncuyu göndermek zorunda. İlk 11'de ise yabancı limiti bulunmuyor.Büyük kulüpler Güney Amerika ve Afrika'ya gönderdikleri gözlemcileri sayesinde yabancı oyuncuları tespit edip kadroya katıyorlar ama aynı zamanda ağırlıklı olarak İtalya alt liglerinde ki kulüpleri güdümüne alıyor.Luciano Moggi'nin Juventus Genel direktörü olduğu dönemde,  İtalya'da şaibeli şampiyonluk  iddiaları ,havuz sisteminde ki dengesizlik tartışmaları,hakem atamalarındaki tuhaflıklar olduğu yönünde tartışmalar tavan yapmıştı.Bununla beraber Moggi'nin Seria A çapında kurduğu transfer çemberi diğer kulüplerin nefretini kazanmıştı.Seria A bazında tüm yetenekli futbolcular Juventus'a gidiyordu, çünkü Moggi  parlayan bir yetenek ortaya çıktığı zaman o kulüpten futbolcuyu şu veya bu sebeple istediği zaman alabiliyordu. Takımları sömürdüğü iddia edilen Juventus'un istemediği bir futbolcuyu ancak diğer takımlar transfer edebiliyordu. Özellikle İnter ve Milan bu duruma karşın çok büyük kin beslemişlerdi. İki dev ve zengin kulüp olmalarına rağmen Juventus istemediği taktirde bir futbolcu alabiliyorlardı.Bu nedenle İnter ve Milan kadrolarında yabancı futbolcuları daha çok bulundurmaya başladılar.Eski maddi gücünü ve ağırlığını çok yitirmiş olsa da Juve hala bu sistemi uyguluyor. Crotone, Pizzighettone, Pro Vercelli, Ravenna, Sassari Torres , Teramo, Empoli,Arezzo, Siena ve Belçika'dan Standard Liege Juve ile işbirliği içindeler. Özellikle Siena ile çok sayıda futbolcu alışverişi içine girdiler.Juve bu kulüplerle alışveriş yapmakla beraber Milan'ın talebi sonucu her yıl dostluk maçı yapıyor.Böylece arada ki nefret tohumları bu şekilde bir nebze azalmış oluyor.

 

 

 

İnter kulübü ise mükemmel bir altyapıya sahip,altyapı oyuncularını kendisine bağlı olan Arezzo, Spezia,Treviso, Celano,Pistoiese,Pizzighettone, Pro Patria,Ravenna ve Renato Curi Angolana'yı kullanarak hazırlıyor.Lazio ve Parma ile de vitrine çıkan futbolcularını öncelikli olarak alma anlaşması bulunuyor.Tabi bu kulüplere kiralık olarak da futbolcu verebiliyor. Bununla beraber özellilkle İsveç olmak üzere İskandinav kulüplerinin üstünde büyük ağırlı var. Zico'nun efsaneleştiği kulüplerden biri olan Udinese'de güçlü ekiplerden Ascoli, Atalanta, Chieti ve Rimini ile işbirliği yapıyor.Bu kulüplerle yaptığı anlaşmalar gereği futbolcuların bonservisinin %50 hakkını istediği taktirde satın alabiliyor. Futbolcu dönüşümlü olarak iki kulüpte birden oynayabiliyor.

 

 

Milan'da Real Madrid gibi hazır futbolcu alımından yana, yine de altyapısında ki futbolcuları iş birlik yaptığı Lecco,Lugano, Monza, Pizzighettone,Pro Vasto, Triestina,Varese ve Rimini'ye veriyor. Özellikle Rimini kulübü Milan'ın pilot takımı niteliğinde bir kulüp,hatta Rimini'de Kaka'nın kardeşi Digao'da forma giyiyordu. Yani Milan'la iyi ilişkiler içinde olan bir kulüptür Rimini, dolayısıyla Milan Rimini kadrosunda ki futbolcular konusunda önceliklidir. Galatasaray'ın kiraladığı Barusso'da Rimini kulübünün sunduğu bir yetenek, Milan'ın takibinde olan futbolculardan biriydi,sadece Milan değil gösterdiği performansla Arsene Wenger'in bile dikkatini çekmişti,Milan Barusso'yu isteseydi alabilirdi, Ayrıca Arsenal menajeri Arsene Wenger bile bir demecinde İtalyan basınına Barusso'yla ilgilendiğini itiraf etmişti, fakat son sözü Roma söyledi ve Barusso'yu kaptı.Sonuç olarak Rimini kulübü oldukça kaliteli bir altyapıya sahip... Fatih Terim'in eski takımı Fiorentina 'da bu dost kulüp sistemini uyguluyor. Pescara,Renato Curi Angolana, Rosetana ve Treviso Fiorentina için hizmet eden ekiplerden...Ve Roma , başkentin son yıllarda yükselen değeri Dünya kulübü olma yolunda çok ciddi adımlar attı. Tesisler,altyapı akademisi,Güney Amerika'da ki futbolcu izleme komiteleri ve maddi kaynaklar yaratarak çok gelişti.Alt liglerde ki İtalyan kulüpleriyle ilişkileri iyi tuttu.Castel Di Sangro,Cisco Roma, Frosinone, Guilanova, Reggiana, Teramo, Ternana, Triestina ve Verona kulüpleri Roma'nın gelişimine katkıda bulunuyorlar. Yapılan anlaşmalar gereği başta genç İtalyan yetenekler Roma için hazırlanıyor. Özellikle Ternana, Triestina ve Verona çok ciddi altyapı randımanı sağlıyor.

 

 

Yabancı sayısı konusunda en geniş özgürlüğe sahip ülke olan Hollanda'da yabancı oyuncu konusunda hiçbir sınırlama bulunmaması kulüpleri altyapı konusunda başta Afrika olmak üzere yabancı ülkelere yönlendiriyor.Yabancı kontenjanı bulunmayan Hollanda'da oyuncu yetiştirme konusunda en büyük meşhur kulüp şüphesiz Ajax, dünyanın bazı bölgelerinde kurduğu futbol okulları ve satın aldığı kulüplerle altyapısını saat gibi işleten Ajax'ın  Güney Afrika Ajax CT ve Amerika'da Ajax Orlando isimli sahip olduğu kulüpler, bununla beraber Ajax Hollanda'da Amateurs ve Omniworld kulüpleri de Ajax için hizmet ediyorlar.Feyenord kulübü Ajax kadar atılımlar yapmasa da kilit yerlerde bulundurduğu gözlemcileri sayesinde genç yetenekler keşfediyor. Bununla beraber Brezilya'dan America MG kulübü sayesinde Brezilya'lı futbolcuları, Gana'da kurduğu Feyenord Ac kulübü sayesinde Gana'lı potansiyeli yüksek gençleri altyapısına dahil ediyor. Yine Afrika'da faaliyetleri olan ve Chelsea içinde çalışan Belçika'dan Westerlo ile  Mechelen kulüpleri işbirliği içinde, Hollanda'da ki Excelsior'da Feyenord'a bağlı olarak faaliyet ediyor.

 

 

 

Futbolun beşiği İngiltere'de altyapı modeli mükemmel, Türkiye'de mahalle aralarında futbol oynayan çocuklar bir saha bile bulamazken, İngiltere'de futbola önem çok veriliyor. En taşrasından en lüks semtlerine kadar bir çok yerde Lolium prenne isimli İngiliz çiminden sahalar bulunuyor ve bu sahalar kulüpler tarafından finanse ediliyor. Kulüp tesisleri ise tüm standartlara uygun ve üst düzey…Bu sahalarda amatör olarak top koşturan bir İngiliz çocuk futbolcu olmak isterse İngiliz yasalar gereği nüfusu kayıtlı olduğu kentin bir takımının altyapısında oynaması zorunluluğuyla karşılaşıyor.Bu bir altyapı engeli gibi görünsede aslında değil, çünkü İngiltere bünyesinde çok sayıda futbol kulübü barındırıyor. Bununla beraber Premier Lig'de AB oyuncularında kısıtlama yok,birlik dışından transfer edilecek oyuncularda ise son 2 yıl içinde milli takımlarının maçlarının yüzde 75'inde forma giymiş olması şartı aranıyor, bu şartname sayesinde tüm kaliteli futbolcular bu ligde toplanabiliyor.

 

 

İngiliz kulüplerine gelince; dünya üzerinde 130 milyon taraftarı bulunduğuna inanılan Manchester United bu saygınlığını dünyanın her yerinde lehine çevirmeyi biliyor.Özellikle Britanya'da ağırlını bütün ülkelerde koyan United, Futbol okulları konusunda belki de dünyada en profesyonel çalışan kulüp. Son şubesini Ortadoğu'da Dubai'de açtı. Bu tür okullarına turlar düzenleyerek 45 farklı ülkeden 700'ü aşkın kız ve erkek öğrenciye eğitim verebiliyorlar ve futbol okullarından büyük maddi rant sağlıyor.Tabi bu okullardan büyük eğilim gösteren potansiyel gençleri İngiltere'ye getiriyorlar fakat ilk amaç maddi gelir. Altyapısı için esas ağırlık işbirliği yaptığı kulüplere veriliyor. İngiliz Bury, Newport Co, Walsall,Antwerp (Belçika),Sao Paulo (Brezilya),  Parramatta Eagles (Avustralya) Sporting Lisbon(Portekiz), Nantes(Fransa, Shelbourne Connah's(İrlanda) Connah's Quay(Galler) kulüpleri Manchester United'in pilot takımı konumunda…Özellikle Lizbon ve Sao Paulo kulüpleri ile yapılan anlaşmalara gereği,bu kulüplerde parlayan ve vizyona çıkan isimleri Manchester United'in öncelikli olarak transfer etme hakkı var.

 

 

Roman Abramovich'in kulübü satın almasıyla Chelsea da büyük atılımlar yaptı.Birkaç yıldır  işbirliği yapığı kulüpler var.Mesela  Abramovich Yahudi asıllı olması ve İsrail'in işçi sınıfı takımı olması münasebetiyle Hapoel Tel Aviv 'i  hemen Chelsea'nin güdümüne kattı.

 

Abramovich daha önce Hapoel Tel Aviv'i tıpkı Chelsea gibi satın almak istemişti fakat kulübün ilkeleri ve duruşu gereği satılmadı.Fakat yinede Abramovich yakın dostu Lev Avnerovich'i devreye sokarak bu kulübün %75 hissesini satın aldırdı. Hapeol şimdi Chelsea için genç yeteneklerini hazırlıyor. Son hediyesi 18 yaşında ki İsrail'li golcü Ben Sahar oldu.İsrail milli takımında da forma giyen genç star sahada pişmesi için bir diğer iş birlik yapılan kulüp Sheffield Wednesday'e kiralandı.

 

 

Asıl büyük iş birlik ise  bir Amerika devi olan AEG şirketi ile yapıldı. Bu şirket Amerika'da LA Galaxy, Chicago Fire, DC United ve Houston 1836 kulüplerinin aynı zamanda sahibi, dolayısıyla  yapılan anlaşma gereği her yıl Chelsea Amerika'ya kampa geliyor ve bu kulüplerle dostluk maçı yapıyor. Bununla beraber kulüpler arasında, sağlık ve personel yani futbolcu alışverişleri işbirliği sağlanacak. Chelsea'ye Amerikan kulüplerinden transfer konusunda öncelik sağlanacak benzer şekilde Chelsea'li genç oyuncular da Amerika'ya kiralık olarak gönderilecek.

 

 

 

PSV (Hollanda) Müthiş bir altyapısı ve dünya çapında scout(oyuncu izleme) ekipmanları bulunan PSV,yapılan anlaşma gereği transferde her futbolcu için önceliği Chelsea'ye vermiştir. Chelsea istediği her futbolcuyu ilk olarak alma hakkına sahip,kesinlikle bir başka takımla Chelsea istediği taktirde görüşme söz konusu olmaz. Tabi Chelsea'de gelişmesini istediği üst düzey yetenekleri PSV istediği takdirde bu kulübe kiralayabilir.Kezman,Robben ve Alex'in Chelsea'ye transferleri ile Chelsea'li Alcides ve Stojkovic'in de bu yıl PSV'de kiralık oynaması bu anlaşmaya harfiyen uyulduğunun göstergesi...Chelsea'ye bağlı olan diğer kulüpler ise Sheffield Wednesday , Vitesse (Hollanda) ve Westerlo'dur (Belçika).

 

Chelsea'de ki genç yeteneklerin kiralık olarak gidebileceği şekilde anlaşılan bu kulüplerin alyapı tesislerinin üst düzey olması Chelsea'nin titizlikle dikkat ettiği esaslar arasında. Örneğin Vitesse kulübü Roy Makaay,  Westerveld, Sikora,  Pierre Van Hooijdonk, Mahamadou Diarra ve Philip Cocu yıldızları futbol piyasasına sunmayı başarmıştı.

 

 

Fransız kulüpleride bu bağlamda çok girişken politikalar uyguluyor. Afrika'dan satın alıp ,futbolcularını bünyesine katma derdindeler. Örneğin Saint Ettiene kulübü bir fabrika gibi çalışıyor. Kaldı ki futbolcusu Feindouno 'nun Gine'de satın aldığı Pascal Feindouno FC kulübü bile St. Ettiene'ye hizmet ediyor.Lyon daha çok hazır oyuncular satın almayı tercih ediyor ama Monaco, Paris S.G. ve Bordeaux kulüpleri altyapıları için kendilerine bağladıkları kulüplerle besleniyor.

 

 

E-mail: koraydusova@turksportal.net

 

 

 

Bu Makaleye Yapılmış Yorumlar
Yorum Yap
Yapılan Yorumlar
Makale ile İlgili İşlemler
Arkadaşına Gönder
Makaleyi Puanla
Yazarın Diğer Yazıları
Yükleniyor...